İLKE Vakfı
Platform
  • English
No Result
View All Result
  • PLATFORM
  • HABERLER
    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Kinda Hawasli ile 8 Aralık Sonrası Suriye

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Azzam Tamimi ile 7 Ekim Sonrası Filistin

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı’nda buluşuyoruz!

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Gazze Soykırımı Günlerinde Aktivizm ve İslamofobi

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Dr. Jonathan Brown “İslam’ın Siyahiliğe ve Köleliğe Yaklaşımı” adlı seminer gerçekleştirdi.

  • ANALİZLER
    • All
    • Düşünce
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Enerji ve Çevre
    • Göç
    • Medya, Kültür ve Sanat
    • Temel Hak ve Özgürlükler
    • Toplumsal Meseleler
    Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh

    Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

    Gri Dengelerin Sonu: Doğu Yemen, Suudi Arabistan’ın Güvenlik Zorunlulukları ve Yemen’in Birliği

    Gri Dengelerin Sonu: Doğu Yemen, Suudi Arabistan’ın Güvenlik Zorunlulukları ve Yemen’in Birliği

    Doğu Türkistan’da Toplama Kampları Gerçeği

    Doğu Türkistan’da Toplama Kampları Gerçeği

    Suriye’de Adaletsizliğin Fenomenolojisi: Edebi Tanıklık Işığında Sistematik İhlaller

    Suriye’de Adaletsizliğin Fenomenolojisi: Edebi Tanıklık Işığında Sistematik İhlaller

    Beslenme Aklından Gösteriş Aklına Geçiş ve Sofranın Dönüşümü

    Beslenme Aklından Gösteriş Aklına Geçiş ve Sofranın Dönüşümü

  • SÖYLEŞİLER
    From the Ballot Box to the Street: The Rising Social Wave in Tanzania After the Election

    Sandıktan Sokağa: Tanzanya’da Seçim Sonrası Yükselen Toplumsal Dalga

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    Gurbet Hikayeleri

    Gurbet Hikayeleri

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

  • DÜNYADAN SESLER
    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

  • SAYILAR
  • VERİTABANI
    • All
    • Hareketler
    • Kurumlar
    • Şahsiyetler
    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Pak-Türk Maarif

    Pak-Türk Maarif

    İslam Vakfı

    İslam Vakfı

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

  • PLATFORM
  • HABERLER
    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Kinda Hawasli ile 8 Aralık Sonrası Suriye

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Azzam Tamimi ile 7 Ekim Sonrası Filistin

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı’nda buluşuyoruz!

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Gazze Soykırımı Günlerinde Aktivizm ve İslamofobi

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Dr. Jonathan Brown “İslam’ın Siyahiliğe ve Köleliğe Yaklaşımı” adlı seminer gerçekleştirdi.

  • ANALİZLER
    • All
    • Düşünce
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Enerji ve Çevre
    • Göç
    • Medya, Kültür ve Sanat
    • Temel Hak ve Özgürlükler
    • Toplumsal Meseleler
    Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh

    Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

    Gri Dengelerin Sonu: Doğu Yemen, Suudi Arabistan’ın Güvenlik Zorunlulukları ve Yemen’in Birliği

    Gri Dengelerin Sonu: Doğu Yemen, Suudi Arabistan’ın Güvenlik Zorunlulukları ve Yemen’in Birliği

    Doğu Türkistan’da Toplama Kampları Gerçeği

    Doğu Türkistan’da Toplama Kampları Gerçeği

    Suriye’de Adaletsizliğin Fenomenolojisi: Edebi Tanıklık Işığında Sistematik İhlaller

    Suriye’de Adaletsizliğin Fenomenolojisi: Edebi Tanıklık Işığında Sistematik İhlaller

    Beslenme Aklından Gösteriş Aklına Geçiş ve Sofranın Dönüşümü

    Beslenme Aklından Gösteriş Aklına Geçiş ve Sofranın Dönüşümü

  • SÖYLEŞİLER
    From the Ballot Box to the Street: The Rising Social Wave in Tanzania After the Election

    Sandıktan Sokağa: Tanzanya’da Seçim Sonrası Yükselen Toplumsal Dalga

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    Gurbet Hikayeleri

    Gurbet Hikayeleri

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

  • DÜNYADAN SESLER
    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

  • SAYILAR
  • VERİTABANI
    • All
    • Hareketler
    • Kurumlar
    • Şahsiyetler
    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Pak-Türk Maarif

    Pak-Türk Maarif

    İslam Vakfı

    İslam Vakfı

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

No Result
View All Result
Platform
No Result
View All Result
Home Analizler Toplumsal Meseleler

Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

Abdullah al-Mamun by Abdullah al-Mamun
27 Ocak 2026
in Toplumsal Meseleler
A A
0
Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh
FacebookX/Twitter

(Bu makalenin orijinal İngilizce versiyonu 21 Ocak 2026 tarihinde Platform: Müslüman Dünyanın Gündemi websitesinde yayımlanmıştır.)

Temmuz Devrimi ve Yeni Bir Politik Bilincin Yükselişi

“Düşmanım için bile insāfı (adaleti) uygulamak istiyorum.”

— Şerif Osman bin Hadi

Bu analiz, 2024 Temmuz Devrimi’ni ve bunun Bangladeş’in siyasi görünümü üzerindeki dönüştürücü etkisini inceleyerek, gençlik öncülüğündeki direnişin ortaya çıkışına ve Şerif Osman Hadi’nin temsil ettiği ahlaki-siyasal vizyona odaklanmaktadır. Ayrıca Hadi’nin suikastını ve sonrasını analiz ederek, bu olayların Bangladeş’te insāfın(adaletin) seyrini, kültürel faşizme karşı mücadeleyi ve gençlik mobilizasyonunu nasıl şekillendirdiğini ele almaktadır. Rapor ayrıca bu gelişmelerin demokratik geçiş ve ulus inşası açısından doğurduğu sonuçları değerlendirmektedir.

Bangladeş, kesintisiz on altı yıl boyunca Bangladeş Avami Birliği’nin (BAL) giderek otoriterleşen baskısı altında yönetildi. Bu dönemde ülkede yaygın insan hakları ihlalleri yaşandı. Binlerce siyasi aktivist, muhalif destekçi ve sıradan vatandaş öldürüldü, yaralandı, zorla kaybedildi ya da hukuki süreç işletilmeden gözaltına alındı. Devlet kurumları yargı, polis, istihbarat teşkilatları ve kamu yönetimi dahil olmak üzere derin bir siyasileşme yaşadı ve giderek partizan kontrolün araçlarına dönüştü. Anayasal güvenceler aşındıkça kamusal katılım tehlikeli hale geldi; muhalefet ise gözetim, yıldırma ve şiddet yoluyla kriminalize edildi (el-Memun 2025).

Sivil alanın daraldığı bu ortamda, direnişin merkezi gücü olarak öğrenciler öne çıktı. Tarihsel olarak üniversite kampüsleri ülkenin siyasi kaderini şekillendirmiştir. Dil Hareketi’nden 1990’daki otokrasi karşıtı ayaklanmaya kadar Bangladeş’te öğrenci aktivizmi defalarca “ulusun vicdanı” rolünü üstlenmiştir. Bu rol 2018’de ilk büyük kırılmada yeniden güçlü biçimde “Kota Reform Hareketi” olarak ortaya çıktı. Öğrenciler kamu sektörüne alımlarda şeffaflık ve liyakat talep etti ancak hükümet şiddetli baskıyla karşılık verdi. Öğrencilerin reformist niyetine rağmen uygulanan acımasızlık, rejimin kökleşmiş otoriter niteliğini açığa çıkardı ve yeni kuşağın politik olarak uyanmasına yol açtı.

Altı yıl sonra, 2024’te tartışmalı kota sisteminin yeniden yürürlüğe konması ülke çapında öfkeyi yeniden alevlendirdi. Barışçıl öğrenci gösterileriyle başlayan süreç hızla daha ayrımcılık ve otoriterlik karşıtı daha geniş bir mobilizasyona dönüştü. Devlet üniversite yurtlarına baskınlar, hareket liderlerinin kaçırılması, kampüslerin kapatılması ve ölümcül güç kullanımı gibi konularda baskıyı artırdıkça protestolar rejimin meşruiyetine doğrudan meydan okuyan eşi görülmemiş ulusal ayaklanmaya evrildi. Temmuz ve Ağustos 2024’e gelindiğinde Bangladeş, 1971’den beri en büyük kitlesel seferberliğe tanık oldu. Güvenlik güçleri ayaklanmayı bastırmaya çalışırken, çoğu üniversite öğrencisi olmak üzere 1.400’den fazla sivil öldürüldü ve binlercesi yaralandı. Ancak her ölüm kamuoyundaki öfkeyi derinleştirdi. Hayatını kaybeden her öğrenci, devlet vahşetinin bir sembolüne ve daha fazla direnişin kıvılcımına dönüştü. Şiddet, kontrolü yeniden sağlamak yerine rejimin çöküşünü hızlandırdı ve sonuçta Şeyh Hasina’nın ülkeden kaçışıyla zirveye ulaştı (Abdullah el-Memun 2025).

Şeyh Hasina’nın on beş yıllık iktidarının yıkılışı bugün yaygın biçimde Bangladeş’in “ikinci bağımsızlığı” ya da “ikinci devrimi” olarak anılmaktadır. Ancak Temmuz Devrimi yalnızca bir iktidar devri değildi; ulusun siyasi tahayyülünde derin bir kırılmaydı. Kitleler arasında yeni bir bilinç doğdu: insāf (adalet), hesap verebilirlik, onur ve ulusal kurumların partizan ele geçirmeden arındırılarak yeniden inşası taleplerine dayanan bir bilinç. Ne var ki devrim sonrası süreç ilerledikçe halkın özlemlerinin kökleşmiş yapıların ataletiyle çarpıştığı görüldü. Bu analizde Osman Hadi’nin ahlaki-siyasal bir lider olarak yükselişi, İnkılab Moncho gibi gençlik odaklı platformların oluşumu ele alınarak Hadi suikastının Bangladeş’in demokratik geleceği açısından doğurduğu sonuçlar incelenmiştir.

Temmuz Devrimi Sonrası Gençliğin Algısı: Osman Hadi’nin Ortaya Çıkışı

Bangladeş’te Temmuz Devrimi’nin ardından yaşanan dönem, öngörülemez bir siyasi dönüşümün başlangıcıydı. Uzun soluklu otoriter rejimin çökmesiyle büyük siyasi partiler hızla seçim pazarlıklarına ve iktidarı güvence altına almaya odaklandı. Ancak bu çabalar, devrimi besleyen ahlaki ve etik değerleri korumaktan çok siyasi ardıllık ve güç konsolidasyonuna yöneldi. Bu değişim, devrimci gençliğin idealleri ile yerleşik siyasi elitin eylemleri arasında büyüyen bir uçurum yarattı.

Geleneksel siyasi güçler iktidar mücadelelerine girişirken, Temmuz ayaklanmasının merkezindeki ahlaki açıklığı ve etik talepleri somutlaştırmakta başarısız oldular. Bu siyasi boşluk, yeni gençlik odaklı hareketlere alan açtı. Bu bağlamda Osman Hadi kilit bir figür olarak ortaya çıktı. İnsāf (adalet), hegemonya karşıtı siyaset ve demokratik değerlere sarsılmaz bağlılığıyla bilinen Hadi, gençliğin özlemlerinin bir işareti oldu. Her ne kadar devrimin temel ideallerine sadık kalan az sayıdaki gençlik platformu; kurumsal faşizme direniş, kültürel otoriterliğin eleştirisi ve hegemonik siyasetin reddi gibi meselelerle uğraşsa da Hadi’yi öne çıkaran asıl şey amacının saflığı ve ahlaki cesaretiydi. Hem geleneksel siyasetçilerden hem de diğer öğrenci liderlerinden ayrışarak, devrim sonrası Bangladeş’te gençliğin siyasal uyanışının ahlaki ve siyasi sembolü oldu.

Osman Hadi: Gençlik Öncülüğündeki Direnişin Sembolü

Devrimden sonra Chittagong Üniversitesi’ndeki grafitiler, Hadi’nin sembolik otoritesinin derinliğini gösteriyordu. “Onu anlamaya yardımcı olabilecek iki öne çıkan slogan şöyleydi: (CU 2025):

“Canımızı veririz ama Temmuz’un ruhunu vermeyiz” (“জান দেব, জুলাই দেব না”).

Bu grafiti şunu anlatıyor: “Bir ülkenin kaderi esaret olduğunda, direniş en yüce ibadete dönüşür” (“দাসত্ব যে জমিনের নিশ্চল নিয়তি, লড়াই সেখানে সর্বোত্তম ইবাদত”).

Bu yazılar, Hadi’nin mesajının gençlikte ne kadar derin yankı bulduğunu göstermektedir. Onun sözleri yalnızca siyasi sloganlar değil Temmuz Devrimi’nin adalet, hakikat, onur ve otoriterlikten bağımsızlık gibi değerlerden oluşan etik çekirdeğini yakalamış ahlaki beyanlardı.

Saidul Islam’ın (2025) Noya Jamanar Muazzin Osman Hadi adlı çalışmasında belgelendiği üzere, Hadi’nin hızlı yükselişini belirleyen özellikler aşağıdaki gibidir.

• Olağanüstü Hitabet: Konuşmaları kalabalıkları harekete geçirerek geleneksel analizleri dağıtıp yeni bir siyasi hayal gücünü uyandırdı.

• İstisnai Yapısal Kavrayış: Bangladeş’in kurumsal krizi ve halkın şikayetleri konusunda, çoğu zaman kıdemli entelektüelleri bile geride bırakan derin bir anlayış sergiledi.

• Kültürel Faşizme Direniş: Dil, tarih, medya ve eğitim sistemlerine gömülü ince otoriter mekanizmaları açığa çıkardı.

• Sınırsız Vatanseverlik: Egemenlik, bağımsızlık ve Bangladeş halkının onurunu aktivizminin merkezine koydu.

• Siyasetin Temeli Olarak Adalet: Adalet odaklı bir ahlaki felsefe olan İnsaf, onun siyasetinin temel taşıydı.

• Yolsuzluğa Karşı Dürüstlük: Yolsuzlukla mücadelenin çoğu zaman yalnız kalmak demek olduğunu bilse de kararlılığını sürdürdü.

• Hegemonya Karşıtı Vizyon: Dış tahakkümün her türüne karşı çıktı; Bangladeş merkezli bir siyasi ve kültürel gelecek istedi.

Saidul Islam, Hadi’nin karakterinin ülkenin geleceğine dair derin bir iyimserlik verdiğini belirterek şöyle yazdı: “Hadi gibi insanlar olduğu sürece Bangladeş asla yolunu kaybetmez” (Islam 2025).

Hadi yalnızca bir öğrenci aktivistinden fazlası olarak ortaya çıktı ve gençler arasında yeni bir siyasi bilincin sembolik merkezine dönüştü. Adalet, onur ve egemenlik savunucusu siyasi elitlerin yozlaşmış uygulamalarından dolayı hayal kırıklığına uğramış ancak Temmuz Devrimi’nin dönüştürücü potansiyeliyle motive olmuş bir kuşakta derin yankı buldu. Eski rejimin çöküşünden sonra gençlik, Hadi’de ahlaki bütünlük, devrimci cesaret, hegemonya karşıtı söylem ve adalet merkezli siyasi ideolojinin güçlü bir birleşimini gördü. O, devrimin ham ahlaki gücü ile Bangladeş’in siyasi görünümünü yeniden şekillendirme mücadelesi arasında köprü kurdu. Pek çok kişi için Hadi yalnızca bir siyasi lider değil aynı zamanda adil ve egemen bir gelecek arayan bir kuşağın özlemlerini somutlaştıran ahlaki bir pusulaydı.

İnkılab Moncho’nun Kuruluşu: Kültürel Faşizme ve Hegemonik Siyasete Karşı Kültürel Direniş

1) Gençlik Odaklı Siyasi–Kültürel Bir Platform

İnkılab Moncho, Temmuz–Ağustos 2024’teki öğrenci ayaklanmasının ardından, kitlesel seferberliği kalıcı sivil ve ahlaki taleplere dönüştürmeyi hedefleyen gençlik öncülüğünde bir platform olarak ortaya çıkmıştır. Kendini “devrimci bir kültürel platform” olarak tanımlamakta, tahakküme karşı durmayı ve adalet temelli, egemen bir devleti ilerletmeyi amaçlamaktadır. Oturma eylemleri, barikatlar, halkla temas kervanları ve yemin alma pratiklerinden oluşan repertuvarı, Temmuz ruhunu sivil ve partiler üstü bir çerçevede sürdürme girişimi olarak görüldü.

Şerif Osman Hadi platformun en görünür kamu figürü haline geldi. Aralık 2025’teki suikastı ise anma faaliyetlerini “Insāf Yürüyüşü” dahil olmak üzere yeniden bir hareketlenmeye dönüştürdü.

2) Kültürel Faşizm, Siyasi Tekelleşme ve Hegemonya

Moncho, mücadelesini “kültürel faşizme”, parti-devlet tahakkümünün bilgi, kültür ve dini ifade alanında normalleştirilmesine karşı direnç olarak görmektedir. Bu eleştiri, Hindistan’ın müdahil olduğu düşüncesine karşı güçlü bir egemenlikçi duruşla bağlantılıdır. Hadi’nin öldürülmesinin ardından platform, ulusal hesap verebilirliği sınamak amacıyla hükümete verilen son tarihleri ve barikat eylemlerini sertleştirirken, medya anlatıları Hadi’yi giderek ‘Hindistan karşıtı’ bir çerçeveye oturtmuş; bu durum söylemin jeopolitik bir alana evrildiğini göstermiştir.

3) Temmuz Devrimi’nin Kurumsallaştırılması

Yaklaşık 1.400 ölüm ve 11.700’ü aşkın tutuklamayla sonuçlanan Temmuz Devrimi, Moncho’nun kurucu ahlaki çerçevesidir. Devrimi kurumsallaştırma süreci birkaç ana mekanizma üzerinden ilerlemektedir. Birincisi, adalet için düzenli son tarihler belirlenmesi ve hesap verebilirliği sağlamak amacıyla mahkemeler kurulmasıdır. İkinci olarak, kamusal alanların kültürelleştirilmesi; yeminlerin, şarkıların, şiirlerin ve mahalle yürüyüşlerinin kamusal bir ahlak eğitimi aracı işlevi gördüğü bir ‘sokak pedagojisi’ inşa ederek, devrimin ideallerinin dönüştürülmesinde kritik bir rol oynamıştır. Son olarak, Moncho’nun devrim tarihini arşivleme çabaları; sokak estetiğini korumayı ve bu estetiği kurumsal hafızaya aktarmayı amaçlayan web sitelerinin, sergilerin ve gençlik politikası tercüme projelerinin oluşturulmasını kapsaması bakımından hayati bir önem taşımaktadır. Bu girişimler aracılığıyla Temmuz Devrimi’nin ahlaki ve kültürel etkisi kurumsallaşmakta böylelikle devrimin mirasının hem kamusal bilinçte hem de siyasi süreçlerde kalıcı hale gelmesi sağlanmaktadır.

4) Bengalli Müslüman Yerel Siyaseti

Moncho’nun söylemi; insaf (adalet), onur ve egemenlik kavramlarından oluşan Bangalli Müslüman kelime dağarcığından beslenmektedir. Bu melez ve mezhepçi olmayan yerel dil, gençlik siyasetinin ‘seküler-dini’ ikilemi üzerinden yapılan basit okumalarını sorunsallaştırmaktadır. Ayaklanma sırasında üretilen ve sıklıkla etik sınır koyma ve adalete atıfta bulunan grafitiler ve sloganlar hareketin ayaklanma sonrası kimliği için ahlaki bir dilbilgisi işlevi görmektedir.

5) İslamofobiye ve Elit Kültürel Kaygıya Yanıt

Platform İslamofobiyi devlet ve medya kaynaklı bir anlatı olarak görür, farklı İslami grupların haksız biçimde “aşırıcı” diye etiketlendiğini savunur. Bu algı, son on yılda devlet ile İslami hareketler arasındaki gerilim döneminde şekillenmiştir. Rejim değişikliğinden sonra bazı İslami gruplar kamusal hayata dönmüş olsa da Moncho, tüm Müslümanları/açıkça dini kimlik taşıyanları topluca aşırıcı ilan etmeyi reddeder. Bunun yerine egemenlik ve adaleti çekirdek ilkeler olarak savunur ve bunları dini kontrolün herhangi bir biçiminin üzerinde tutar. 2024 yılında yaşanan devlet şiddetine dair raporlar, hareketin ahlaki konumunu daha da pekiştirmekte ve seküler ile dini perspektifler arasındaki aşırı basitleştirilmiş ayrımı sorgulamaktadır.

Önceki hükümet döneminde Bangladeş’te birçok kamu kurumu, dini inançları ve dini kültürünün görünürlüğü nedeniyle insanlara ayrımcılık uyguladı. Örneğin Osman Hadi, Dakka Üniversitesi’nde sadece dini motifli kıyafetler giydiği için ayrımcılığa maruz kaldığı deneyimini paylaşmıştır. Bu tür ayrımcılık Bangladeş’te yaygın olup, özellikle kadın öğrencileri etkilemektedir. Moncho bu endişeleri yüksek sesle dile getirerek, ulusun hak ve özgürlüklerinin daha fazla farkında olması ve insanların adalet ve eşitlik için mücadele etmesi gerektiğini vurgulamıştır.

6) Hadi Mirası

Osman Hadi’nin Temmuz ideallerine olan bağlılığı-ki bu bağlılık ‘Temmuz’dan vazgeçmeyeceğine’ dair ettiği yeminle sembolize edilmiştir- Moncho’nun şehadet anlatısının merkezi bir unsuru haline gelmiştir. Her ne kadar devlet düzeyindeki cenazesi ve resmi övgüler kısa süreliğine siyaset üstü bir yankı uyandırsa da medya onu ‘Hindistan karşıtı’ ifadelerle hedef göstermeye devam etti. Bu durum, kutuplaşmış ve jeopolitik hassasiyetlerin yüksek olduğu bir ortamda kültürel direniş hareketlerinin taşıdığı gerilimleri yansıtmaktadır.

Osman Hadi Suikastı: Olgular, Aktörler ve Siyasi Yorumlar

12 Aralık 2025 tarihinde yaklaşık saat 14.25’te, Hadi bir camiden çıktıktan kısa süre sonra Dakka merkezindeki Bijoynagar’dan geçerken, maskeli ve motosikletli saldırganlar tarafından başından vuruldu. Birden çok rapor, saldırının yakın mesafeden gerçekleştiğini ve beyninde yıkıcı bir hasar oluşturduğunu doğruladı. Hadi önce Dakka Tıp Koleji Hastanesi’nde tedavi edildi, ardından 15 Aralık’ta hava yoluyla Singapur Genel Hastanesi’ne nakledildi. Singapur Dışişleri Bakanlığı, beyin cerrahisi ekiplerinin “en iyi çabayı” gösterdiğini belirtti. Hadi 18 Aralık 2025’te hayatını kaybetti; bu durum geniş çaplı protestolara ve huzursuzluğa sebep oldu (Shamim 2025).

Osman Hadi Neden Hedef Alındı?

Osman Hadi’ye yönelik suikast rastgele bir şiddet eylemi değil Temmuz Devrimi’nin ardından ortaya çıkan ahlaki liderliğin başını koparmaya yönelik hesaplı bir girişimdi. Hadi’nin neden hedef alındığını anlamak için, Bangladeş’in yerleşik siyasi ve kültürel yapıları karşısında bozucu bir güç olarak rolünü dikkatle incelemek gerekir. Devam eden soruşturmalara rağmen ölümünün nihai planlayıcıları kesinleşmemiştir. Bununla birlikte açık olan şudur: Hadi hem yerli kurumların sistemik yolsuzluğunu hem de Hindistan hegemonyasının müdahalesini reddeden partiler üstü bir gençlik lideri olarak yükseldi. Bu “hegemonya karşıtı” duruş, onu devrilmiş Avami Birliği’nin ve onun bölgesel müttefiklerinin çıkarlarıyla doğrudan karşı karşıya getirdi. Yaygın insan hakları ihlalleri ve yargısız infazlarla anılan BAL’ın 16 yıllık otokratik yönetimine karşı direnişi, sürgünden etkisini korumaya çalışan rejim açısından Hadi’yi çok önemli bir hedef haline getirdi.

Hadi, seçim siyasetine katılımının ötesinde, önceki rejimin faşizan politikalarına entelektüel örtü sağlayan sözde “kültürel müesses nizam”a da meydan okudu. Siyasi ve kültürel elitin “sırlarını” ifşa etmede etkili oldu. Eski düzeni ayakta tutan kurumsal ortaklığa dair rahatsız edici gerçekleri görünür kıldı. “Kültürel faşizm” olgusunu eleştirerek, uzun süredir manipülasyon yoluyla toplumsal kontrolü sürdüren yumuşak güç ağlarını tehdit etti. Ayrıca son on yılda sistematik baskı aracı olarak kullanılan kurumsallaşmış İslamofobiyi teşhis edip açıkça karşı çıktı. “Yeniden inşa edilmiş bir siyasi manzara” talebi, dini kimliğin devlet aygıtı tarafından ne kriminalize edildiği ne de alaya alındığı bir toplum tasavvur ediyordu. Bu ahlaki açıklık gençlikte büyük yankı uyandırırken, seküler-otoriter anlatılara yatırım yapan çevreleri karşısına aldı.

Hadi’nin en etkili silahı, insāfa (adalete) dair sarsılmaz talebiydi. Temmuz Devrimi sırasında yaklaşık 1.400 can kaybından sorumlu olanların yargılanmasını savundu ve “faşist rejim ile işbirlikçilerinin” hesap vermesinde ısrar etti. Adalet çağrıları hükümetin yavaş reform temposuna meydan okudu, mevcut yönetim içinde eski düzenin kalıcı etkisini görünür kıldı. Devlet şiddetinin failleri açısından Hadi’nin hesap verebilirlik ısrarı varoluşsal bir tehdit oluşturuyordu. Devrim sonrası hayal kırıklığı yerleşmeye başlarken Hadi, “Temmuz Ruhu”nu canlı tutmaya çalışan “hareketin vicdanı” olarak hareket etti. Kitleleri harekete geçirme gücü ve geleneksel siyaset kalıplarına sığmayı reddedişi, Hadi’yi “tahakküme karşı zamana meydan okuyan bir direniş askeri” kıldı.

Soruşturmalar ve Siyasi Sonuçlar

Osman Hadi suikastı, Bangladeş’in siyasi geçiş sürecinin değişken doğasının kritik bir göstergesidir. Dakka Metropolitan Polisi (DMP), cinayetin “siyasi intikam” saikine dayandığı sonucuna varmış ve yükselen gençlik liderliğine yönelik koordine bir saldırı kapsamında on yedi kişiyi doğrudan sorumlu tutmuştur. Soruşturma, Avami Birliği’nin (BAL) öğrenci kanadı olan Chhatra League üyelerini başlıca failler olarak özellikle işaret etmiştir. Başlıca şüpheliler arasında, iddia edilen tetikçi Faisal Karim Masud ile Alamgir Sheikh yer alırken; Avami Birliği destekli bir meclis üyesi olan Taizul Islam Bappi, faillerin kaçışını kolaylaştırmakla suçlanmıştır (Correspondent 2026).

Silahlı saldırının ardından ortaya çıkan süreç, ciddi bir diplomatik ve jeopolitik çıkmaza yol açmıştır. Bangladeşli yetkililer, başlıca şüphelilerin Haluaghat sınır hattını kullanarak Hindistan’ın Meghalaya eyaletine kaçtığını iddia etmiş bu anlatı Hindistanlı yetkililer tarafından derhal reddedilmiştir. Birbiriyle çelişen bu iddialar, BAL rejiminin çöküşü etrafında şekillenen yerleşik jeopolitik gerilimleri ve rejim kalıntılarının komşu topraklarda korunak bulduğu yönündeki algıyı gözler önüne sermiştir. Bu sürtüşme, gençlik hareketinin “hegemonik müdahale” ve yeni filizlenen demokratik düzeni istikrarsızlaştırmak isteyen aktörlerin dışarıdan korunması yönündeki söylemini daha da güçlendirmiştir (Sakib 2025).

Suikastın zamanlaması, olayın hesaplanmış bir siyasi müdahale olarak yorumlanmasını ayrıca pekiştirmektedir. Saldırı, Şubat 2026 seçim takviminin resmen açıklanmasından yalnızca bir gün sonra gerçekleşmiştir. Dakka-8 seçim çevresi için bağımsız aday olan Hadi, bu süreçte taban temelli bir aktivistten gerçekçi bir siyasi rakibe dönüşmüş ve böylece yerleşik güç ağları için doğrudan bir tehdit haline gelmiştir. BAL’ın geride kalan unsurları açısından Hadi, gençlik öncülüğündeki demokratik mobilizasyonu parçalamak amacıyla ortadan kaldırılması gerekli görülen, tekil ve güçlü bir ahlaki simgeye dönüşmüştür.

Sonuç olarak Hadi’nin şehadeti, Bangladeş’in siyasi kültürünün tehlikeli bir şekilde sürdüğünü gösterir ki bu sistem muhalefeti bastırmak için hedef göstererek şiddete başvurmaya devam etmektedir. Ölümü, egemen ve adalet temelli bir düzenin kurulmasının devrim ruhunu şiddetle bastırmaya çalışan eski düzen güçleri tarafından engellendiğini göstermektedir.

Mobilizasyon ve Gençlik Direnişi

Hadi’nin öldürülmesinin adalet merkezli yeni bir direniş dalgasını tetiklemesinde Shamim’e (2025) göre başlıca dinamikler aşağıdaki gibidir.

• Hesap Verebilirlik Talepleri: İçişleri ve Adalet Bakanları’nın istifa etmesi yönündeki çağrılar Hindistan’da olduğu düşünülen şüphelilerin iadesi talebi.

• “Hindistan Yanlısı” Medyanın Hedef Alınması: Prothom Alo ve The Daily Star gibi kuruluşlar, iddia edilen taraflılıkları nedeniyle kamu öfkesi ve saldırılarla karşılaştı.

• Jeopolitik Sürtüşme: Şüphelilerin Hindistan’a kaçtığına dair haberlerden sonra protestolar büyüdü, hegemonya karşıtı duygu güçlendi.

• “Temmuz Ruhu”nun Yeniden Canlanması: Hadi şöyle demişti: “Canımdan vazgeçerim ama Temmuz’dan vazgeçmem.” Protestocular bir meydanın adını “Şehit Hadi Meydanı” yaptı.

Ulusal Yas

Osman Hadi’nin 18 Aralık 2025’te ölümünün açıklanması, ülke çapında ani ve yaygın bir tepkiye yol açtı. Dakka, Chattogram, Rajshahi, Khulna, Sylhet gibi büyük şehirlerde ve çeşitli ilçe merkezlerinde protestolar arttı; geniş çaplı ablukalar, oturma eylemleri, dua yürüyüşleri ve kendiliğinden oluşan gösteriler düzenlendi. Hindistan yanlısı anlatılarla ilişkilendirilen medya ofislerine yönelen şiddet, kamu öfkesinin şiddetini ve hegemonya karşıtı duygunun yükselişini ortaya koydu. 20 Aralık 2025’te Ulusal Parlamento’nun Güney Meydanı’nda düzenlenen cenaze, ülkenin siyasi tarihinde belirleyici bir ana dönüştü.

Cenazeye 1,5 milyondan fazla insanın katıldığı ve bunun Bangladeş tarihindeki en büyük sivil toplanmalardan biri olduğu belirtildi. Öğrenciler, işçiler, dini liderler, alt orta sınıf aileler ve meslek grupları dahil toplumun farklı kesimleri, Hadi’nin mesajının siyasi ve sosyal bölünmeleri aştığını gösterdi. Geçici hükümet, ülke genelinde camilerde dualar düzenlenerek ulusal yas ilan etti ve Hadi’nin ölümünü ulusal bir trajedi seviyesine yükseltti.

Böylece cenaze töreni, bir yas etkinliğinden siyasi bir açıklamaya dönüştü; kederden seferberliğe geçişi işaret eden bu olay, Hadi’nin ilham verdiği hareketin giderek artan gücünü yansıttı.

Önde Gelen Siyasetçilerin Hadi’nin Beklenmedik Ölüm Hakkındaki Açıklamaları

Başdanışman Dr. Muhammed Yunus suikastı Bangladeş’in demokrasisine yıkıcı bir darbe olarak niteledi. BNP’den Tarique Rahman Hadi’yi “cesur bir siyasi emekçi” diye andı. Cemaat-i İslami’den Dr. Shafiqul Rahman ise onu “sebat ve fedakarlığın parlak bir örneği” olarak tanımladı. Din adamları, akademisyenler ve gençlerden gelen taziye mesajları Hadi’yi “egemenliğin şehidi” ve yeni kuşak için ahlaki bir pusula olarak çerçeveledi (Ayub 2025).

Müslüman Gençliğin Siyasi Kimliği: Bangladeş’ten Dersler

Temmuz Devrimi ve ardından Osman Hadi’nin ölümü, Bangladeşli Müslüman gençler arasında ayırt edici bir ahlaki/siyasal bilinç üretti. Bu gelişen kimlik, İslami etik kavramları insāf, zulm ve shahādah (fedakarlık) ile hesap verebilirlik, egemenlik ve eşit vatandaşlık gibi demokratik talepleri birleştirdi. Böylece genç aktivistler hem demokratik dönüşümün aktörleri hem de Temmuz 2024 ayaklanması sırasında ve sonrasında baskının birincil hedefleri olarak göründüler.

Demokratik Pratik Olarak Etik–Siyasal Dil

Bangladeşli Müslüman gençler demokratik taleplerini İslami bir ahlaki söz dağarcığıyla ifade ettiler. Insāf kavramı şeffaf yönetişim taleplerini çerçevelerken, zulüm karşıtı söylem devlet şiddetini ve otoriter pratikleri teşhir etti. Partizan sadakate dayanmak yerine, siyasi katılım etik bir yükümlülük üzerine kuruldu. Bu sayede Bangladeş’te uzun süredir var olan “dini duyarlılık–demokratik özlem” gerilimi, adaleti taktik değil ahlaki bir zorunluluk olarak görerek aşılmaya çalışıldı.

Bu sentez, özellikle Osman Hadi’yi anan kampüs grafitileri ve anma pratiklerinde görünür oldu. “Düşmanım için bile adalet isterim” ve “Canımdan vazgeçerim ama Temmuz’dan vazgeçmem” gibi sloganlar, direnişi vicdan ve fedakârlığa dayanan etik bir görev olarak çerçeveledi; gençlik siyasetinin temel dilbilgisi olarak adaleti pekiştirdi.

Şehadet ve Ahlaki Öznenin Oluşumu

Osman Hadi’nin Aralık 2025’te öldürülmesi, gençlik direnişinin ahlaki çekirdeği olarak rolünü pekiştirdi. Ölümü, hesap verebilirlik ve devlet sorumluluğu etrafında ülke çapında kampüs mobilizasyonu başlattı. Gençliğin yalnızca siyasi öncüler değil, aynı zamanda çatışmalı siyaset içinde en kırılgan aktörler olduğunu da teyit etti. Hadi’nin onur, itidal ve egemenliğe yaslanan söylemi, öğrenci aktivizmini parti sınırlarını aşan bir ahlaki direniş formuna dönüştürdü.

Anma mekanları, duvar sanatları ve kolektif ritüeller yoluyla Hadi’nin varlığı kamusal hafıza içinde kurumsallaştırıldı. Bu pratikler, ölümünden sonra da ahlaki özneyi sürdürdü ve mirasını Bangladeş’in değişen siyasi tahayyülüne yerleştirdi.

Hegemonya Karşıtı Bilinç ve Küresel Dayanışma

Hadi’nin siyasi dili Bangladeş’in ötesinde yankı buldu; Müslüman gençleri tahakküme ve sömürgeci şiddete karşı daha geniş bir küresel mücadele içine yerleştirdi. Gazze, Keşmir ve Myanmar’a yapılan atıflar, yerel direnişin zulme karşı evrensel bir savaşın parçası olarak anlaşıldığı ulusötesi ahlaki dayanışmayı yansıttı. Gençlik söylemi giderek ulusal egemenliği küresel adaletle ilişkilendirdi; Bangladeş’i daha geniş bir Müslüman siyasi uyanışın içine konumladı.

Hadi’nin suikastından sonra birçok öğrenci lideri öldürülmesini bölgesel hegemonyaya direnmenin susturulması girişimi olarak yorumladı. Başdanışman Dr. Muhammed Yunus, Hadi’yi “hegemonya ve tahakküme karşı mücadelenin ölümsüz askeri” diye tanımlayarak, hareketin ölümünü daha geniş bir anti-emperyal anlatı içinde okumasını güçlendirdi.

Gençlik: Öncü Güç ve Direnişin Kırılganlığı

Temmuz Devrimi, Bangladeş siyasetinin yapısal bir gerçeğini yeniden doğruladı: Gençlik demokratik kırılmanın merkezindedir ancak orantısız biçimde baskıya açıktır. Belgeler, İnkılab Moncho gibi platformlarla ilişkili öğrenci aktivistlerinin geçiş hükümeti altında bile gözetim, yıldırma ve şiddete maruz kaldığını gösterir.

Suikast sonrası mobilizasyon bu ikiliği görünür kıldı. Gençlik liderliği adalet merkezli taleplere meşruiyet kazandırırken aynı zamanda kontrolü yeniden kurmak isteyen kökleşmiş ağların daha yoğun baskısını kışkırttı.

Adalet Merkezli Müslüman Demokratik Öznelik

Bangladeşli Müslüman gençlerde ortaya çıkan siyasi kimlik şöyle tanımlanabilir:

• Etik temelli: insāf, izzah (izzet) ve amanah (kamusal güven) ile yönlenen,

• Demokratik ufuklu: hesap verebilirlik ve egemen yönetişim talep eden,

• Hegemonya karşıtı: hem yerli otoriterliğe hem dış tahakküme karşı duran,

• Kültürel olarak özgüvenli: Müslüman kimliğini dışlayıcılık değil adalet kaynağı olarak yeniden sahiplenen.

Bu öznelik, Güney Asya siyasetindeki seküler–dini ayrımın mutlak olmadığını; İslami etik ile demokratik katılımın birbirini güçlendirebileceğini gösterir. Osman Hadi’nin yaşamı ve şehadeti bu ahlaki-siyasal vizyonu kristalleştirdi. Kişisel bütünlüğü kolektif direnişle birleştirdi ve adaletsizliğe karşı durmayı hem yurttaşlık hem etik sorumluluk olarak çerçeveledi.

Bangladeş’in Temmuz sonrası gençlik hareketi tekil bir örnek değildir. Kuzey Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar Müslüman gençlerin onur, temsil ve demokratik katılım için seferber olduğu daha geniş bir küresel örüntüyü yansıtır. Bangladeş belirsiz bir siyasi geçiş süreciyle karşı karşıyayken adalet merkezli bu gençlik bilinci ülkenin demokratik seyrini şekillendiren başlıca güçlerden biri olmayı sürdürmekte ve baskı ile istikrarsızlık koşulları altında Müslüman gençliğin siyasal özne olma sürecini anlamak açısından önemli dersler vermektedir.

Sonuç: Tamamlanmamış Devrim ve Ulus İnşasına Giden Yol

Osman Hadi’nin suikastı, yalnızca önde gelen bir gençlik liderinin kaybından çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bangladeş’in Temmuz sonrası siyasi geçişinin tamamlanmamış ve derinden çekişmeli niteliğini açığa çıkarır. Hadi’nin ölümü, Temmuz Devrimi’nden sonra ortaya çıkan demokratik anın kırılganlığını gösterdi: Adalet, egemenlik ve hesap verebilirlik talepleri, kökleşmiş güç yapılarıyla çarpıştı. Devrim ahlaki bir mesele ve kitlesel seferberlik üretti ancak temel şikayetler, kitlesel öldürmelere karşı adalet, kurumsal reform ve otoriter ağların tasfiyesi, çözümsüz kaldı.

BAL öncülüğündeki rejimin çöküşüne rağmen, geçmiş suçlara ve süregelen cezasızlığa karşı ses yükselten genç siyasi liderlere yönelik hedefli şiddet, yıldırma ve gözetim devam etti. Avami Birliği ve işbirlikçileriyle bağlantılı ağlar hala aktiftir; Temmuz ayaklanması sırasında 1.400’den fazla kişinin öldürülmesi ve önceki on altı yılda binlercesinin zarar görmesiyle ilgili hesap sorulmasını engellemeye çalışmaktadır. Bu kalıcı tehditler, eski siyasi kültürün ne kadar köklü olduğunu gösterir. Hadi suikastı bu çelişkiyi kristalize etmiştir. Devrimin ahlaki enerjisi gençlik içinde yaşamaya devam ederken, fiili olarak gerçekleşmesi eski düzeni korumak isteyen güçler tarafından sürekli engellenmektedir.

Buna rağmen umut işaretleri de belirdi. Hadi’nin cenazesi milyonları topladı; öğrenciler, işçiler, din adamları, profesyoneller ve siyasi yelpazenin her tarafından liderleri bir araya getirdi. Tüm büyük partiler taziye sunarken farklı arka planlardan gençler dayanışma içinde ses yükselterek Hadi için açık bir adalet talep etti. Bu yakınlaşma, partizan sınırları aşan bir yurttaşlık bilincinin büyüdüğünü gösterir. Temmuz Devrimi’nin oluşturduğu etik ufkun solmadığını aksine hesap verebilirlik ve onur için ortak bir ulusal talebe derinleştiğini düşündürür.

Hadi’nin mirası, kültürel faşizme karşı mücadele etmek, devlet ve toplum işlerinde usulsüzlükleri sorgulamak ve Temmuz’un ruhunu canlandırmak için kurduğu İnkılab Moncho gibi platformlar aracılığıyla sürmektedir. Bu hareketler adaleti (insāfı) kurumsallaştırmayı, hegemonik yapıları sökmeyi ve ahlaki bütünlük ile demokratik katılıma dayalı bir ulus inşası vizyonunu ilerletmeyi hedefler.

Bangladeş belirsiz bir siyasi gelecekle karşı karşıyayken, Hadi’nin şehadeti gençlik öncülüğündeki aktivizm için bir işaret fişeği olmaya devam eder; adalet, hesap verebilirlik ve egemenlik mücadelesinin sürdüğünü garanti eder. Ölümünden sonra sergilenen birlik ve yükselen reform talebi, daha kapsayıcı ve egemen bir gelecek için zemin oluşturabilecek derinleşen bir siyasi bilince işaret eder. Bu ivme korunabildiği takdirde Bangladeş, devrimin taşıdığı ahlaki enerjiyi adalet ve şeffaflık ilkeleri ile gençliğin ortak iradesine yaslanan kalıcı bir ulus inşası sürecine dönüştürebilir.

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Platform Projesi: Müslüman Dünyanın Gündemi’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynakça

Ayub, Mia Muhammad. 2025. “হাদির আধিপত্যবিরোধী মনোভাব ও আমাদের অনুভব (Osman Hadi’s Anti-Dominance Attitude and Our Perception).” দৈনিক নয়া দিগন্ত, December 19. https://dailynayadiganta.com/opinions/sub-editorial/79n5XyPVSTt1.

Correspondent, Staff. 2026. ‘Hadi Killed out of Political Vengeance.’ January 6. https://www.thedailystar.net/news/bangladesh/crime-justice/news/hadi-killed-out-political-vengeance-4075076.

CU, Representative. 2025. “Graffiti on wall in memory of Osman Hadi at CU (চবিতে ওসমান হাদির স্মরণে দেওয়াল লিখন-গ্রাফিতি).” আমার দেশ | স্বাধীনতার কথা বলে । জনপ্রিয় বাংলা নিউজ পেপার।, December 25. https://www.dailyamardesh.com/feature/campus/amdyyxdfc4qxh.

Islam, Md. Saidul. 2025. “নয়া জমানার মুয়াজ্জিন ওসমান হাদি (The new era muezzin Osman Hadi).” দৈনিক আমার দেশ, December 28. https://www.dailyamardesh.com/op-ed/amdgvebcj4tkq.

Mamun, Abdullah al-. 2025. Bangladesh’s July Revolution: A Youth-Driven Paradigm Shift in Nation-Building. Analysis Report. İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı. https://doi.org/10.71174/anr15.

Sakib, SM Najmus. 2025. Bangladesh Police Say Killers of Political Activist Hadi Fled to India. December 28. https://www.aa.com.tr/en/asia-pacific/bangladesh-police-say-killers-of-political-activist-hadi-fled-to-india/3783125.

Shamim, Sarah. 2025. “Who Was Sharif Osman Hadi; Why Is Bangladesh on Fire over His Death?” Al Jazeera, December 19. https://www.aljazeera.com/news/2025/12/19/who-was-osman-hadi-why-is-bangladesh-on-fire-over-his-death.

Abdullah al-Mamun

Abdullah al-Mamun

Abdullah al-Mamun, 2012 yılında Dakka Üniversitesi’nde İslam Tarihi ve Kültürü alanında lisans eğitimini tamamladı. Aynı üniversitede eğitimine devam ederek 2014 yılında Modern Müslüman Devletler alanında yüksek lisans derecesini aldı. 2017 yılında ise İstanbul Üniversitesi’nde Modern Tarih alanında ikinci yüksek lisans derecesini elde etti. Dr. Mamun, 2023 yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde Tarih alanında doktorasını tamamladı. Hâlen Nation Building Initiative’in direktörü olarak görev yapmaktadır. Araştırma ilgi alanları arasında modern eğitim sisteminin tarihi, Babür siyaseti, Hint ve Osmanlı entelektüel tarihi, Bengal tarihi, modernizm ve çağdaş sosyo-politik teoriler yer almaktadır.

Related Articles

Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?
Analizler

Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

15 Ocak 2026
İslami Feministler İran’daki Başörtü Zorunluluğuna Nasıl Bakıyor?
Analizler

İslami Feministler İran’daki Başörtü Zorunluluğuna Nasıl Bakıyor?

9 Aralık 2025
8 Aralık 2024’ten Bugüne Suriye: Devrimin İlk Yılının Muhasebesi
Analizler

8 Aralık 2024’ten Bugüne Suriye: Devrimin İlk Yılının Muhasebesi

8 Aralık 2025
Rusya Özerkliğinde Müslüman Topluluklar: Kimliğin Sürekliliği ve Yeni Dönüşümler
Analizler

Rusya Özerkliğinde Müslüman Topluluklar: Kimliğin Sürekliliği ve Yeni Dönüşümler

12 Kasım 2025
Afrika Boynuzu’nda İslam, Etnik Çatışmalar ve Toplumsal Barış
Analizler

Afrika Boynuzu’nda İslam, Etnik Çatışmalar ve Toplumsal Barış

14 Ekim 2025
İsrail’in Bölünmeleri Derinleştirmedeki Rolü: Azınlık Stratejileri Bağlamında Dürziler Örneği
Analizler

Suriye’nin Yeniden İnşası: Öncelikler ve Zorluklar

21 Mart 2025
Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh
Toplumsal Meseleler

Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

by Abdullah al-Mamun
27 Ocak 2026
0

(Bu makalenin orijinal İngilizce versiyonu 21 Ocak 2026 tarihinde Platform: Müslüman Dünyanın Gündemi websitesinde yayımlanmıştır.) Temmuz Devrimi ve Yeni Bir...

Read moreDetails
Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

15 Ocak 2026
Gri Dengelerin Sonu: Doğu Yemen, Suudi Arabistan’ın Güvenlik Zorunlulukları ve Yemen’in Birliği

Gri Dengelerin Sonu: Doğu Yemen, Suudi Arabistan’ın Güvenlik Zorunlulukları ve Yemen’in Birliği

9 Ocak 2026
Doğu Türkistan’da Toplama Kampları Gerçeği

Doğu Türkistan’da Toplama Kampları Gerçeği

30 Aralık 2025
Suriye’de Adaletsizliğin Fenomenolojisi: Edebi Tanıklık Işığında Sistematik İhlaller

Suriye’de Adaletsizliğin Fenomenolojisi: Edebi Tanıklık Işığında Sistematik İhlaller

22 Aralık 2025

Platform: Müslüman Dünyanın Gündemi, Müslüman toplumların fikrî, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gündemlerini takip ve tahlil edip Müslüman dünyaya dair güncel ve özgün perspektifler sunmayı amaçlayan bir yayın organı olarak İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı bünyesinde kurulmuştur.

  • SAYILAR
  • ANALİZLER
  • HABERLER
  • SÖYLEŞİLER
  • DÜNYADAN SESLER
  • platform@ilke.org.tr
  • (0216) 310 43 18
  • Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Türbe Kapısı Sk. No: 13 Üsküdar, İstanbul
Instagram X-twitter

2025 @ PLATFORM bir İLKE Vakfı kuruluşudur. Tüm hakları saklıdır. 

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Analizler
  • Haberler
  • Söyleşiler
  • Dünyadan Sesler
İLKE Vakfı
  • English