Filistin’in eski Devlet Başkanı ve Filistin lideri Yaser Arafat, 1995 yılında 5 Nisan’ı “Filistinli Çocuklar Günü” ilan etmiştir.
5 Nisan günü Filistinli çocuklar için henüz bir çocuk bayramı veya bir kutlama günü değil bir anma günü. Filistin ve Mescid-i Aksa mücadelesinin yükünü taşıyan, bu mücadelenin bedelinin acısını yaşayanların önemli bir kısmını Filistinli çocuklar oluşturuyor.
Filistin’de çocuklara yönelik şiddet ve katliamlar henüz İsrail Devleti kurulmadan önce başlamıştır. 9 Nisan 1948 günü Deyr Yasin Köyü’nde gerçekleştirilen ve tarihe Deyr Yasin katliamı olarak geçen hadisede 52 çocuk ailelerinin gözleri önünde öldürülmüştür. Katliamı gerçekleştiren örgütlerden Irgun’un liderliğini yapan ve daha sonra 1977-1983 yıllarında İsrail’in 6. başbakanı olarak görev yapan Menahem Begin, zafer olarak nitelendirdiği söz konusu katliamı “bu eylem yapılmasaydı İsrail devleti olmazdı” diye tanımlamıştır.
İsrail Devleti’nin kurulduğu gün olan 15 Mayıs günü “Nekbe” yani “Felaket Günü” olarak anılmaktadır. 15 Mayıs günü aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı yaklaşık 900 bin kişi yanlarına hiçbir şey alamadan mülteci konumuna düşmüştür. Bugün dünya genelinde aralarında çocukların da olduğu yaklaşık 5 milyon Filistinli mülteci konumundadır.
Sonraki on yıllar boyunca hem Filistin’de hem de Filistin dışında Filistinli çocuklar için trajik bir süreç yaşanmış ve hâlâ yaşanmaya da devam edilmektedir.
Arafat’ın Küçük Generalleri
Bir yandan acı, trajedi ve ıstırapları yaşayan Filistinli çocuklar, diğer taraftan ise Filistin ve Mescid-i Aksa mücadelesinde de önemli ve tarihi dönüm noktası olacak görev ve roller üstlenmişlerdir.
Filistin tarihi açısından bir dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek süreç olan Birinci İntifada’nın hem başlatılması hem de sürdürülmesinde baş aktör çocuklar olmuştur.
9 Aralık’ta başlayan ve “Taş İntifadası” olarak bilinen Birinci İntifada’da, İsrail askerlerine ilk taşı atan kişi bir çocuk olmuştur. İlk eylemin ardından diğer çocuklar da İsrail askerlerine taş atmaya başlamıştır. Bu durum sonraki yıllar boyunca üçte ikisi çocuklardan oluşan, her gün İsrail askerlerine taş atılan bir eyleme dönüşmüştür. 1987’den 1993’e kadar bu mücadele mezkur yöntemle devam etmiştir. İsrail askerleri tarafından yakalanan çocukların kollarının dirseklerinden taşlarla vurulmak suretiyle kırılması, Birinci İntifada’nın sembol görüntüleri arasında yer almıştır. İntifada döneminde fiziksel şiddet uygulamaları İsrail’in bir politikasına dönüşmüştür.
Birinci İntifada döneminde öldürülen 1162 kişiden 241’i çocuktur. Save the Children verilerine göre sadece İntifada’nın ilk iki yılında, üçte biri on yaşın altında olmak üzere yaklaşık 29 bin çocuk dayak ve yaralanmalar nedeniyle tedaviye ihtiyaç duymuştur.
Hiçbir şeyin yıldırmadığı, korkutmadığı, tankların karşısına ellerindeki taşlarla çıkan çocuklar Filistin Devleti’nin bağımsızlık süreci ve mücadelesinin umudu olmuşlardır. Yaser Arafat, çocukları “benim küçük generallerim” olarak nitelendirmiştir.
Çocukların da üstlendiği, yer aldığı bir mücadele sonrasında İsrail masaya oturmak durumunda kalmıştır.
Filistinli Çocuklara Yönelik Şiddetin Boyutları
28 Eylül 2000’de başlayan 8 Şubat 2005’te sona eren Aksa İntifadası olarak adlandırılan İkinci İntifada döneminde öldürülen 4000’den fazla sivilin 800’den fazlası çocuklardır. İkinci İntifada’nın da sembol görüntüsü yine çocuklar olmuştur. Bu sembollerden ilki 14 yaşında olan ve İsrail tankları karşısında taş atarken fotoğraflanan Faris Avde’dir. Ne var ki Faris, 8 Kasım 2000 tarihinde İsrail güçleri tarafından katledilmiştir. Bir diğer simge isim de tüm dünyanın gözleri önünde, 30 Eylül’de babasının arkasına sığınmış olduğu halde kameralar önünde öldürülen 12 yaşındaki Muhammed Durra’dır.
Filistin Enformasyon Bakanlığı 2005’te sona eren İkinci İntifada’dan Ekim 2019’a kadar geçen süre içerisinde 3097 Filistinli çocuğun kasten hedef alınmak suretiyle öldürüldüğünü, on binlerce çocuğun yaralandığını açıklamıştır. 2015-2019 arası dönemde 7 binden fazla çocuk İsrail tarafından gözaltına alınmış, çocukların bir kısmı 10 yıl, bir kısmı ise müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
2008 Aralık-2009 Ocak Dökme Kurşun adı verilen saldırılarda hayatını kaybeden 1400 Filistinlinin 355’i çocuktur.
Sadece 2014 yılında, 50 gün süren İsrail’in “Koruyucu Hat” operasyonu adını verdiği dönemde, İsrail 551’i çocuk olmak üzere 2158 Filistinliyi öldürdü. Bu saldırılarda plajda top oynarken öldürülen 9-11 yaşlarındaki 4 çocuk saldırıların sembolü olmuştur.
7 Ekim 2023’ten sonra da öldürülen Filistinli sayısı 75 bini aşmıştır. UNICEF sözcüsü tarafından Ekim 2024’te yapılan açıklamada “Gazze, bir milyon çocuğu için yeryüzündeki cehennemin gerçek dünyadaki örneği.” ifadelerine yer verilmiştir. Mayıs 2025’te UNICEF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Edouard Beigbeder tarafından yapılan açıklamada 50 binden fazla çocuğun Gazze’de öldüğü ya da yaralandığı belirtilerek “akıl almaz bir dehşet” olarak tanımlanmıştır. Birleşmiş Milletler (BM), 1982’de 4 Haziran’ı, İsrail’in saldırılarından etkilenen Filistinli ve Lübnanlı çocuklar için “Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklar Günü” ilan etmişti. Çocuklar için akıl almaz bir dehşet on yıllardır devam etmektedir.
7 Ekim’den bu yana Gazze’de çocuklar sadece bombardıman altında değil, açlık ve soğuktan da hayatlarını kaybetmektedir.
Rakamların Ardındaki Vahşet
Binler, on binler gibi makro rakamlarla ifade edilen, makro vahşeti ihtiva eden çocuk katliamlarının mikro arka planında birer trajedi, rakamların arka planında tek tek her bir çocuğun hayatına tekabül eden vahşet bulunmaktadır.
1 Ocak 2009’da 10 yaşındaki Maryam Nizar Rayan, 4 Ocak 2009’da helikopter ateşi ile katledilen 7 yaşındaki Zakariya Hamed Khamis, evinin merdivenlerinde topçu ateşi ile vurulan 3 yaşındaki Emin Ömer, 16 Ocak 2009’da katledilen 8 yaşındaki Mohanned Amer, 28 Şubat 2008’de 8 yaşındaki Ali Munir Dardouna, Filistinli çocukların maruz kaldığı şiddetin sembol isimlerinden yalnızca birkaçıdır.
Tank ateşi ile 7 Mayıs 2001’de katledilen 4 aylık Iman Hijo, 2002’de tank ateşi ile evleri vurulan 11 aylık Huda Şaluf, 28 Nisan 2008’de evinde kahvaltı yaparken tank ateşi ile öldürülen 5 yaşındaki Salih Ebu Muattak, 6 Ocak 2009’da tank ateşiyle evinde hedef alınan 22 aylık Hasan Atta Azam, 6 Ocak 2009’da Zeytunda’ki evinde uçaktan atılan füze ile katledilen 2 yaşındaki Bera Ramiz El Deya, Ocak 2025’te Batı Şeria Tulkerim’de evinin önünde keskin nişancı ateşiyle sırtından vurulan 11 yaşındaki Hüseyin İyad, Gazze’de Ocak 2024’te 335 kurşunla katledilen Hind Receb ve daha nice çocuk için 5 Nisan henüz bir çocuk bayramı değil, bir anma günüdür.







































