İLKE Vakfı
Platform
  • English
No Result
View All Result
  • PLATFORM
  • HABERLER
    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Kinda Hawasli ile 8 Aralık Sonrası Suriye

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Azzam Tamimi ile 7 Ekim Sonrası Filistin

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı’nda buluşuyoruz!

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Gazze Soykırımı Günlerinde Aktivizm ve İslamofobi

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Dr. Jonathan Brown “İslam’ın Siyahiliğe ve Köleliğe Yaklaşımı” adlı seminer gerçekleştirdi.

  • ANALİZLER
    • All
    • Düşünce
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Enerji ve Çevre
    • Göç
    • Medya, Kültür ve Sanat
    • Temel Hak ve Özgürlükler
    • Toplumsal Meseleler
    Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler

    Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler

    İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

    İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

    İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

    İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

    Medrese Neden Üniversite Değildir?

    Medrese Neden Üniversite Değildir?

    Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh

    Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

  • SÖYLEŞİLER
    From the Ballot Box to the Street: The Rising Social Wave in Tanzania After the Election

    Sandıktan Sokağa: Tanzanya’da Seçim Sonrası Yükselen Toplumsal Dalga

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    Gurbet Hikayeleri

    Gurbet Hikayeleri

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

  • DÜNYADAN SESLER
    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

  • SAYILAR
  • VERİTABANI
    • All
    • Hareketler
    • Kurumlar
    • Şahsiyetler
    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Pak-Türk Maarif

    Pak-Türk Maarif

    İslam Vakfı

    İslam Vakfı

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

  • PLATFORM
  • HABERLER
    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Kinda Hawasli ile 8 Aralık Sonrası Suriye

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Azzam Tamimi ile 7 Ekim Sonrası Filistin

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı’nda buluşuyoruz!

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Gazze Soykırımı Günlerinde Aktivizm ve İslamofobi

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Dr. Jonathan Brown “İslam’ın Siyahiliğe ve Köleliğe Yaklaşımı” adlı seminer gerçekleştirdi.

  • ANALİZLER
    • All
    • Düşünce
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Enerji ve Çevre
    • Göç
    • Medya, Kültür ve Sanat
    • Temel Hak ve Özgürlükler
    • Toplumsal Meseleler
    Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler

    Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler

    İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

    İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

    İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

    İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

    Medrese Neden Üniversite Değildir?

    Medrese Neden Üniversite Değildir?

    Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh

    Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

    Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

  • SÖYLEŞİLER
    From the Ballot Box to the Street: The Rising Social Wave in Tanzania After the Election

    Sandıktan Sokağa: Tanzanya’da Seçim Sonrası Yükselen Toplumsal Dalga

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Filistinli Yönetmen Nevres Salih’le Söyleşi

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    Çin’de Bir Hattat: Haji Noor Deen

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    IGMG Başkanı Kemal Ergün: Avrupa Artık Müslümanların Vatanı Olmuştur

    Gurbet Hikayeleri

    Gurbet Hikayeleri

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

  • DÜNYADAN SESLER
    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

  • SAYILAR
  • VERİTABANI
    • All
    • Hareketler
    • Kurumlar
    • Şahsiyetler
    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Yahudi Mezhepleri Nelerdir?

    Pak-Türk Maarif

    Pak-Türk Maarif

    İslam Vakfı

    İslam Vakfı

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

No Result
View All Result
Platform
No Result
View All Result
Home Analizler

Egemenlikten Korumaya: Sudan Örneği Üzerinden “Koruma Sorumluluğu” (R2P) Doktrininin Eleştirisi

Gökmen Altıntaş by Gökmen Altıntaş
15 Aralık 2025
in Analizler, Temel Hak ve Özgürlükler
A A
0
Egemenlikten Korumaya: Sudan Örneği Üzerinden “Koruma Sorumluluğu” (R2P) Doktrininin Eleştirisi
FacebookX/Twitter

Giriş: Egemenlik Anlayışının Dönüşümü

Uluslararası ilişkiler sisteminin temelini uzun yıllar boyunca Westphalia egemenliği oluşturmuştur. Bu anlayışa göre devlet, kendi sınırları içinde yürütülen tüm faaliyetler üzerinde mutlak ve bölünmez bir yetkiye sahiptir; dış aktörlerin bu alana müdahalesi ise uluslararası hukukun istisnai durumlar dışında kesin biçimde yasakladığı bir eylem olarak görülür. Egemenliğin bu klasik yorumu, uluslararası düzenin istikrarını korumayı hedeflemekle birlikte, devletin iç egemenlik alanında meydana gelen ihlaller karşısında uluslararası toplumun elini büyük ölçüde bağlamıştır.

Ne var ki 20. yüzyılın son çeyreğinde yaşanan Ruanda Soykırımı, Srebrenitsa Katliamı ve çeşitli iç çatışmalar, devletlerin kendi nüfuslarını korumakta yetersiz kaldığı ya da bizzat ihlallerin faili olduğu durumlarda uluslararası toplumun pasifliğinin ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini dramatik biçimde gözler önüne sermiştir. Bu trajediler yalnızca milyonlarca insanın ölümüne yol açmakla kalmamış, aynı zamanda uluslararası hukukun insan hakları ve insancıl müdahale konularındaki normatif kapasitesinin sorgulanmasına neden olmuştur.

Bu sorgulama, egemenlik kavramına yüklenen anlamın değişmesi gerektiğine dair güçlü bir düşünsel zemini beraberinde getirmiştir. Böylece egemenlik, artık yalnızca dış müdahaleye karşı bir kalkan değil, aynı zamanda devletin kendi halkını ağır ve yaygın insan hakları ihlallerinden koruma yükümlülüğünü de içeren bir kurum olarak ele alınmaya başlanmıştır. Bu dönüşüm, nihayetinde 2001 yılında Uluslararası Müdahale ve Devlet Egemenliği Komisyonu’nun raporunda sistematik bir çerçeveye kavuşturulmuş ve daha sonra Birleşmiş Milletler tarafından da benimsenen Koruma Sorumluluğu (Responsibility to Protect – R2P) doktrini ortaya çıkmıştır.

R2P, bu yönüyle uluslararası toplumun büyük insanlık suçları karşısında hareketsiz kalmasını önlemeyi amaçlayan bir paradigma değişimini temsil eder. Doktrin, egemenliği bir “hukuki zırh” olarak değil hem devlete hem de uluslararası topluma sorumluluk yükleyen dinamik bir norm olarak yeniden yorumlamakta; böylece insan merkezli bir uluslararası hukuk anlayışının inşasına katkı sunmayı hedeflemektedir.

R2P Doktrininin Temel Çerçevesi

“Koruma Sorumluluğu”[1] (Responsibility to Protect – R2P) doktrini, uluslararası hukukun klasik egemenlik anlayışından insan güvenliği merkezli yeni bir yaklaşıma geçişini temsil eder. Doktrinin doğuşunda, 1990’larda uluslararası toplumun pasifliği nedeniyle yaşanan Ruanda Soykırımı ve Srebrenitsa Katliamı gibi büyük insani trajediler belirleyici olmuştur. Bu olaylar, devletlerin iç işlerine karışmama ilkesinin mutlak biçimde uygulanmasının masum insanların hayatını korumakta yetersiz kaldığını ortaya koymuştur.[2]

R2P, devletlere ve uluslararası topluma üç aşamalı bir sorumluluk yükleyen yapısıyla dikkat çeker: Önleme sorumluluğu, kitlesel insan hakları ihlalleri ortaya çıkmadan riskleri bertaraf etmeye yöneliktir. Reaksiyon sorumluluğu, devletin kendi halkını koruma yükümlülüğünü yerine getiremediği veya bizzat ihlalin faili haline geldiği durumlarda devreye girer ve diplomatik, ekonomik ya da en son çare olarak askeri müdahaleyi kapsar. Yeniden inşa sorumluluğu ise müdahale sonrası dönemde istikrarın sağlanmasını ve sürdürülebilir barışın tesis edilmesini amaçlar.[3]

Teorik olarak insanı merkeze alan bu üçlü yapı, kitlesel vahşet suçlarını engellemek için kapsamlı bir uluslararası çerçeve sunuyor gibi görünse de uygulamada ciddi sınamalarla karşılaşmaktadır. Sudan örneği, özellikle uluslararası toplumun siyasi çıkarlarının ve güç dengelerinin R2P’nin etkin bir şekilde işletilmesinin önünde önemli engeller oluşturduğunu göstermektedir.[4] Bu nedenle R2P’nin idealist yapısı ile pratikteki işleyişi arasında derin bir uyumsuzluk bulunduğu sıkça dile getirilmektedir.

Sudan Üzerinden R2P’nin Eleştirisi

Sudan örneği, Koruma Sorumluluğu (R2P) doktrininin teoride insani korumayı merkezine alan yapısına rağmen uygulamada ciddi yapısal ve siyasi zafiyetler barındırdığını göstermektedir. Öncelikle, Darfur krizinde uluslararası müdahalenin gecikmesinde jeopolitik çıkarların belirleyici rolü açıkça görülmüştür. Özellikle Çin’in Sudan ile yürüttüğü enerji ve yatırım ortaklıkları nedeniyle güçlü bir uluslararası yaptırım veya müdahale mekanizmasına karşı çıkması, R2P’nin “evrensel insani değerleri koruma” iddiasının çoğu zaman büyük güçlerin çıkarlarıyla sınırlı kaldığını göstermiştir. Bu durum, doktrinin objektif bir güvenlik normu olmaktan ziyade, uluslararası güç dengeleri içinde esneyen siyasal bir araç olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.[5]

Bunun yanında, R2P’nin farklı krizlerde farklı biçimlerde uygulanması çifte standart sorununu derinleştirmiştir. Libya’da 2011 yılında hızlı ve kapsamlı bir müdahale kararı alınırken; Sudan, Yemen ve Myanmar gibi örneklerde aynı kararlılığın gösterilmemesi, doktrinin tutarsız ve seçici biçimde işletildiğini ortaya koymaktadır. Sudan’daki ağır insan hakları ihlallerine rağmen uluslararası toplumun uzun süre tepkisiz kalması, R2P’nin normatif gücünü zayıflatan en önemli örneklerden biridir.

Ayrıca Sudan krizinde uluslararası mekanizmaların etkin biçimde işletilememesi, R2P’nin kurumsal çerçevesinin yetersizliğini görünür kılmıştır. Afrika Birliği ile Birleşmiş Milletler arasındaki koordinasyon sorunları, barış gücü görevlerinin gecikmesi ve sahada yetersiz kalması, uluslararası yaptırımların ise çatışmanın şiddetini azaltmakta başarısız olması bu zaafların pratik sonuçlarıdır. R2P’nin uygulanabilirliğinin büyük ölçüde mevcut kurumların kapasitesine bağlı olduğu dikkate alındığında, Sudan örneği bu kurumsal altyapının ciddi eksiklikler taşıdığını göstermiştir.[6]

R2P’nin Sudan’daki Uygulamasının Uluslararası Hukuk Açısından Sonuçları

Sudan’daki kriz, Koruma Sorumluluğu (R2P) doktrininin uluslararası hukuk bakımından ortaya çıkardığı dönüşüm ve tartışmaları açık biçimde görünür kılmıştır. Öncelikle, egemenliğin klasik anlamıyla “devletin iç işlerine mutlak müdahale yasağı” şeklinde tanımlanan Westphalia düzeneği içinde değil; bireyleri koruma yükümlülüğünü içeren sorumluluk temelli bir kurumsal yapı olarak yeniden yorumlanması gerektiği fikri güçlenmiştir. Ancak Sudan’da devletin kendi vatandaşlarını koruma yükümlülüğünü açık biçimde yerine getirememesine rağmen uluslararası toplumun etkili biçimde harekete geçmemesi, bu dönüşümün henüz pratik bir karşılık bulamadığını göstermiş, egemenliğin dönüşümüne ilişkin teorik çerçeve ile fiili uygulama arasındaki farkı derinleştirmiştir.[7]

Sudan örneği ayrıca R2P’nin normatif statüsüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşımaktadır. Doktrinin uluslararası hukuken bağlayıcı bir norm mu yoksa siyasi bir prensip mi olduğu hâlen tartışmalı olup, Sudan’daki gelişmeler R2P’nin hukuki belirlilikten uzak olduğunu göstermiştir. Birleşmiş Milletler belgelerinde R2P’nin açık bir müdahale yükümlülüğü doğurmadığı, devletlere geniş bir takdir alanı bıraktığı ve müdahalenin ancak Güvenlik Konseyi kararına bağlandığı dikkate alındığında, doktrin normatif açıdan tam anlamıyla kurumsallaşmış bir hukuk kuralı niteliği taşımamaktadır. Sudan’daki ağır ihlallere rağmen uluslararası toplumun müdahale için ortak bir irade geliştirememesi, bu belirsizliği daha görünür kılmıştır.

Son olarak, Sudan’da etkili koruma mekanizmalarının işletilememesi uluslararası toplumun güvenilirliği açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. Bir yandan devletlerin R2P söylemini güçlü insani amaçlarla destekledikleri görülürken, diğer yandan fiili uygulamada siyasi çıkarlar, jeostratejik kaygılar ve kurumsal yetersizlikler nedeniyle müdahale mekanizmasının işlememesi, uluslararası kurumlara duyulan güveni zedelemiştir.³ Sudan krizi, normatif ideal ile pratik kapasite arasındaki uyumsuzluğun “insani müdahale” söylemine ciddi bir meşruiyet sorunu getirdiğini ve R2P’nin uluslararası hukuk sisteminde güven inşa eden bir araç olmaktan ziyade beklentileri boşa çıkaran bir norm olarak algılanma riskini artırdığını göstermektedir.

Sonuç: Sudan Tecrübesinin R2P’ye Öğrettikleri

Sudan örneği, Koruma Sorumluluğu (R2P) doktrininin teorik olarak insan haklarını merkeze alan, insani değerleri önceleyen önemli bir normatif çerçeve sunduğunu göstermektedir. Ancak uygulamada, doktrinin ciddi sınırlamalar ve zafiyetlerle karşılaştığı da açık biçimde ortaya çıkmıştır. Darfur krizinde yaşanan gecikmiş müdahale, sınırlı koordinasyon ve güç dengeleri nedeniyle R2P’nin pratikte seçici, siyasi ve çoğu zaman yetersiz bir yapıya bürünebildiğini göstermiştir. Bu durum, doktrinin teorik değerinin ve hukuki meşruiyetinin, sahadaki uygulamalarla paralel yürütülemediği gerçeğini net biçimde ortaya koymaktadır.[8]

Sudan tecrübesi, egemenliğin yalnızca devlete tanınan mutlak bir hak değil, aynı zamanda halkı koruma yükümlülüğünü içeren bir sorumluluk olarak yeniden yorumlanmasının gerekliliğini doğrulamakla birlikte, bu dönüşümün etkili bir şekilde uygulanabilmesi için bazı koşulların sağlanması gerektiğini göstermektedir. Öncelikle, R2P’nin sahada etkin bir biçimde işletilebilmesi için bağlayıcı ve objektif uygulama kriterleri oluşturulmalı; müdahale kararlarının keyfi veya siyasi baskılarla şekillenmesi engellenmelidir. İkinci olarak, doktrinin büyük güçlerin siyasi çıkarlarından bağımsız bir mekanizma ile desteklenmesi gerekmektedir. Uluslararası toplumun müdahaleleri, güç dengelerine göre değil, tamamen insani koruma önceliklerine dayandırılmalıdır.³ Son olarak, müdahale sonrası süreçler, yalnızca kısa vadeli çatışma yönetimi ile sınırlı kalmayıp, güçlü ve uzun vadeli kurumsal stratejiler aracılığıyla barışın ve istikrarın sürdürülebilir biçimde sağlanmasını hedeflemelidir.

Bu koşullar sağlanmadığı takdirde R2P, Sudan örneğinde olduğu gibi, teorik bir norm olarak önemini korusa da uygulamada sınırlı etkisi olan ve uluslararası toplumun güvenilirliğini sorgulayan bir mekanizma olarak kalmaya devam edecektir. Sudan tecrübesi, dolayısıyla R2P’nin hem normatif hem de kurumsal açıdan daha sistematik ve bağlayıcı bir şekilde yeniden ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Platform Projesi: Müslüman Dünyanın Gündemi’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynakça

A. Füsun Arsava ‘Koruma Sorumluluğu’ Bağlamında İnsani Yardım: Sivil Toplum Örgütlerinin Tarafsızlığı ve Araçsallaştırılması, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023.

Alex J. Bellamy, Responsibility to Protect: The Global Effort to End Mass Atrocities, Polity Press, 2009.

Bellamy, Alex J., Responsibility to Protect: The Global Effort to End Mass Atrocities, Polity Press, 2009.

ICISS (International Commission on Intervention and State Sovereignty), The Responsibility to Protect, 2001.

İrem Serra Karayel, “Koruma Sorumluluğu ve Uluslararası Sorumluluk Arasındaki İlişki”, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023.

Pınar Gözen Ercan, “İkinci On Yılına Girerken Koruma Sorumluluğunu Yeniden Düşünmek: Lex Ferenda Olarak R2P”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi.

Uluslararası Kriz Grubu, The Responsibility to Protect and the International Community’s Failure in the 1990s, 2001.


Dipnot

[1] A. Füsun Arsava ‘Koruma Sorumluluğu’ Bağlamında İnsani Yardım: Sivil Toplum Örgütlerinin Tarafsızlığı ve Araçsallaştırılması, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, s.150.

[2] Uluslararası Kriz Grubu, The Responsibility to Protect and the International Community’s Failure in the 1990s, 2001.

[3] ICISS (International Commission on Intervention and State Sovereignty), The Responsibility to Protect, 2001.

[4] Bellamy, Alex J., Responsibility to Protect: The Global Effort to End Mass Atrocities, Polity Press, 2009.

[5] Pınar Gözen Ercan, “İkinci On Yılına Girerken Koruma Sorumluluğunu Yeniden Düşünmek: Lex Ferenda Olarak R2P”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 2015, s.32

[6] İrem Serra Karayel, “Koruma Sorumluluğu ve Uluslararası Sorumluluk Arasındaki İlişki”, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, s.45

[7] Arsava, “‘Koruma Sorumluluğu’ Bağlamında İnsani Yardım: Sivil Toplum Örgütlerinin Tarafsızlığı ve Araçsallaştırılması”, s.69

[8] Alex J. Bellamy, Responsibility to Protect: The Global Effort to End Mass Atrocities, Polity Press, 2009, s. 142–148

Gökmen Altıntaş

Gökmen Altıntaş

Gökmen Altıntaş, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2020 yılında onur derecesi ile mezun oldu. Medipol Üniversitesi’nde 2025 yılında Kamu Hukuku alanında yüksek lisans derecesi aldı. 2025 yılı güz döneminde Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku alanında doktora eğitimine başlamış olup halen bu eğitime devam etmektedir. Bir süre Almanya’da bulunan Heıdelberg Üniversitesi’nde bulundu. Birçok dergi ve sitede yazıları bulunan yazarın aynı zamanda “Telif Haklarının Ceza Hukuku Çerçevesinde Korunması” isimli bir kitabı da bulunmaktadır. Başlıca çalışma alanları, ceza hukuku,uluslararası ceza hukuku olmak üzere uluslararası hukuk,uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukuku gibi alanlara da ilgi duymakta ve bu alanda çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Denizli Adliyesi’nde ceza hakimi olarak görevine devam etmektedir

Related Articles

Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler
Analizler

Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler

11 Şubat 2026
İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle
Analizler

İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

9 Şubat 2026
İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı
Analizler

İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

5 Şubat 2026
Medrese Neden Üniversite Değildir?
Analizler

Medrese Neden Üniversite Değildir?

28 Ocak 2026
Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh
Toplumsal Meseleler

Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

27 Ocak 2026
Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?
Analizler

Gannuşi’nin Açlık Grevi Tunus Siyaseti Hakkında Ne Söylüyor?

15 Ocak 2026
Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler
Analizler

Suriye’de DAEŞ ile Mücadele’de Yeni Dönemin Getirdikleri ve Olası Tehditler

by Ömer Behram Özdemir
11 Şubat 2026
0

ABD’nin ve pek çok uluslararası aktörün Suriye’ye müdahil olması adına meşru bir zemin veyahut kolaylaştırıcı gerekçe olarak kullandığı “DAEŞ’e Karşı...

Read moreDetails
İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

İsrail’in Somaliland’ı Tanıması: Afrika Boynuzu’nda İstikrarsızlaştırıcı Bir Hamle

9 Şubat 2026
İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

İç ve Dış Baskılar Altında İran İslam Cumhuriyeti’nin Zor Sınavı

5 Şubat 2026
Medrese Neden Üniversite Değildir?

Medrese Neden Üniversite Değildir?

28 Ocak 2026
Sharif Osman Hadi and the Politics of Insāf: Youth Mobilization and the Unfinished Revolution in Bangladesh

Şerif Osman Hadi ve Insāf Siyaseti: Bangladeş’te Gençlik Mobilizasyonu ve Tamamlanmamış Devrim

27 Ocak 2026

Platform: Müslüman Dünyanın Gündemi, Müslüman toplumların fikrî, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gündemlerini takip ve tahlil edip Müslüman dünyaya dair güncel ve özgün perspektifler sunmayı amaçlayan bir yayın organı olarak İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı bünyesinde kurulmuştur.

  • SAYILAR
  • ANALİZLER
  • HABERLER
  • SÖYLEŞİLER
  • DÜNYADAN SESLER
  • platform@ilke.org.tr
  • (0216) 310 43 18
  • Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Türbe Kapısı Sk. No: 13 Üsküdar, İstanbul
Instagram X-twitter

2025 @ PLATFORM bir İLKE Vakfı kuruluşudur. Tüm hakları saklıdır. 

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Analizler
  • Haberler
  • Söyleşiler
  • Dünyadan Sesler
İLKE Vakfı
  • English