Platform
  • English
No Result
View All Result
  • PLATFORM
  • HABERLER
    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Kinda Hawasli ile 8 Aralık Sonrası Suriye

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Azzam Tamimi ile 7 Ekim Sonrası Filistin

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Gazze Soykırımı Günlerinde Aktivizm ve İslamofobi

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı’nda buluşuyoruz!

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Dr. Jonathan Brown “İslam’ın Siyahiliğe ve Köleliğe Yaklaşımı” adlı seminer gerçekleştirdi.

  • ANALİZLER
    • All
    • Düşünce
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Enerji ve Çevre
    • Göç
    • Medya, Kültür ve Sanat
    • Temel Hak ve Özgürlükler
    • Toplumsal Meseleler
    Bangladeş’te 2026 Seçimleri Sonrası Siyasi Tartışmalar

    Bangladeş’te 2026 Seçimleri Sonrası Siyasi Tartışmalar

    Filistin’de Çocuk Olmak: 5 Nisan Filistinli Çocuklar Günü

    Filistin’de Çocuk Olmak: 5 Nisan Filistinli Çocuklar Günü

    Security, Fragility, and the Search for a New Equilibrium in the Gulf Following the Iranian Attacks

    İran Saldırıları Sonrası Körfez’de Güvenlik, Kırılganlık ve Yeni Denge Arayışı

    İran’ın Savaştaki Hedefi Zafer mi, Hayatta Kalmak mı?

    İran’ın Savaştaki Hedefi Zafer mi, Hayatta Kalmak mı?

    Rethinking Urban Space: Spacio-Cide, Collective Memory, and Resistance

    Kentsel Mekânı Yeniden Düşünmek: Mekân-kırım, Kolektif Hafıza ve Direniş

    Hezbollah’s Disarmament and the Crisis of Legitimacy in Lebanon

    Hizbullah’ın Silahsızlandırılması ve Lübnan’daki Meşruiyet Krizi

  • SÖYLEŞİLER
    A Possible New Breath in Regional Balances: The Alliance of Türkiye, Pakistan, Egypt, and Saudi Arabia

    Bölgesel Dengelerde Olası Yeni Bir Soluk: Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan İttifakı

    Digital Ummah and Muslim Identity: Dr. Sahar Khamis Interview

    Dijital Ümmet ve Müslüman Kimliği: Dr. Sahar Khamis ile Röportaj

    From the Ballot Box to the Street: The Rising Social Wave in Tanzania After the Election

    Sandıktan Sokağa: Tanzanya’da Seçim Sonrası Yükselen Toplumsal Dalga

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Gurbet Hikayeleri

    Gurbet Hikayeleri

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Gazze’den Bir Ses

    Gazze’den Bir Ses

  • DÜNYADAN SESLER
    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

  • SAYILAR
  • VERİTABANI
    • All
    • Hareketler
    • Kurumlar
    • Şahsiyetler
    Pak-Türk Maarif

    Pak-Türk Maarif

    İslam Vakfı

    İslam Vakfı

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Tokyo Camii ve Diyanet Türk Kültür Merkezi

    Tokyo Camii ve Diyanet Türk Kültür Merkezi

  • PLATFORM
  • HABERLER
    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Kinda Hawasli ile 8 Aralık Sonrası Suriye

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    The Platform Talks: Azzam Tamimi ile 7 Ekim Sonrası Filistin

    İLKE Agenda: Muzzammil Ayyub Thakur ile Keşmir’in “Filistinleştirilmesi”

    İLKE Agenda: Gazze Soykırımı Günlerinde Aktivizm ve İslamofobi

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı’nda buluşuyoruz!

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce Konferansı

    Filistin Sempozyumu: Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği

    Dr. Jonathan Brown “İslam’ın Siyahiliğe ve Köleliğe Yaklaşımı” adlı seminer gerçekleştirdi.

  • ANALİZLER
    • All
    • Düşünce
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Enerji ve Çevre
    • Göç
    • Medya, Kültür ve Sanat
    • Temel Hak ve Özgürlükler
    • Toplumsal Meseleler
    Bangladeş’te 2026 Seçimleri Sonrası Siyasi Tartışmalar

    Bangladeş’te 2026 Seçimleri Sonrası Siyasi Tartışmalar

    Filistin’de Çocuk Olmak: 5 Nisan Filistinli Çocuklar Günü

    Filistin’de Çocuk Olmak: 5 Nisan Filistinli Çocuklar Günü

    Security, Fragility, and the Search for a New Equilibrium in the Gulf Following the Iranian Attacks

    İran Saldırıları Sonrası Körfez’de Güvenlik, Kırılganlık ve Yeni Denge Arayışı

    İran’ın Savaştaki Hedefi Zafer mi, Hayatta Kalmak mı?

    İran’ın Savaştaki Hedefi Zafer mi, Hayatta Kalmak mı?

    Rethinking Urban Space: Spacio-Cide, Collective Memory, and Resistance

    Kentsel Mekânı Yeniden Düşünmek: Mekân-kırım, Kolektif Hafıza ve Direniş

    Hezbollah’s Disarmament and the Crisis of Legitimacy in Lebanon

    Hizbullah’ın Silahsızlandırılması ve Lübnan’daki Meşruiyet Krizi

  • SÖYLEŞİLER
    A Possible New Breath in Regional Balances: The Alliance of Türkiye, Pakistan, Egypt, and Saudi Arabia

    Bölgesel Dengelerde Olası Yeni Bir Soluk: Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan İttifakı

    Digital Ummah and Muslim Identity: Dr. Sahar Khamis Interview

    Dijital Ümmet ve Müslüman Kimliği: Dr. Sahar Khamis ile Röportaj

    From the Ballot Box to the Street: The Rising Social Wave in Tanzania After the Election

    Sandıktan Sokağa: Tanzanya’da Seçim Sonrası Yükselen Toplumsal Dalga

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Müslüman Nüfusa Karşı Güvenlikleştirme

    Gurbet Hikayeleri

    Gurbet Hikayeleri

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    Göçü Yönetmek: Dr. Mehmet Köse’yle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    İstanbul’daki Uluslararası Öğrencilerle Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Zaytuna College Lisansüstü Eğitim Dekanı Maşuk Yamaç’la Söyleşi

    Gazze’den Bir Ses

    Gazze’den Bir Ses

  • DÜNYADAN SESLER
    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Sari Hanafi (with Turkish subtitles)

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    Voices from the Muslim World | Ovamir Anjum

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. YASIR QADHI

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

    VOICES FROM THE MUSLIM WORLD | DR. ADEEL MALIK

  • SAYILAR
  • VERİTABANI
    • All
    • Hareketler
    • Kurumlar
    • Şahsiyetler
    Pak-Türk Maarif

    Pak-Türk Maarif

    İslam Vakfı

    İslam Vakfı

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi

    Tokyo Camii ve Diyanet Türk Kültür Merkezi

    Tokyo Camii ve Diyanet Türk Kültür Merkezi

No Result
View All Result
Platform
No Result
View All Result
Home Analizler

Hizbullah’ın Silahsızlandırılması ve Lübnan’daki Meşruiyet Krizi

Mohamad Fawaz by Mohamad Fawaz
9 Mart 2026
in Analizler, Düşünce
A A
0
Hezbollah’s Disarmament and the Crisis of Legitimacy in Lebanon
0
SHARES
3
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

(Bu makalenin orijinal İngilizce versiyonu 9 Mart 2026 tarihinde Platform: Müslüman Dünya’nın Gündemi’nde yayımlanmıştır.)

27 Kasım 2024 tarihli ateşkesin ardından General Joseph Avn’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ve iki yılı aşkın süredir devam eden boşluğun ardından Yargıç Nevvaf Selam tarafından yeni hükümetin kurulmasıyla kurumsal düzenin yeniden tesis edilmesi neticesinde, Lübnan’ın değişim ve toparlanmaya zemin hazırlayacak yeni ve daha istikrarlı bir evreye girmesi bekleniyordu.

Ancak mevcut gerçeklik bu beklentilerle örtüşmemiştir. Ateşkes süreci hakiki bir dönüm noktası teşkil etmekten ziyade, İsrail’in Hizbullah’a, Lübnan’a, İran’a ve bölgesel eksenine karşı yürüttüğü kapsamlı harekâtın safhalarından biri olarak tezahür etmiştir. İsrail, Lübnan nezdinde, herhangi bir ciddi mütekabil adımdan önce Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasını içeren kesin ön koşullar dayatmıştır. Eş zamanlı olarak İsrail, Lübnanlı tutukluları elinde tutmayı, Lübnan topraklarının belirli kısımlarında mevzi ve kontrolünü sürdürmeyi, yeniden imar faaliyetlerini engellemeyi ve Lübnan egemenliğinin tam olarak yeniden tesisini önlemeyi sürdürmektedir. Bu süreçte İsrail, gerekli gördüğü askeri operasyonlar için Lübnan hava sahasını ve topraklarını kullanıma açık tutmaktadır. İsrail’in bu yaklaşımının, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere kilit uluslararası aktörlerin stratejileriyle de genel bir uyum içerisinde olduğu görülmektedir.

Bu süreçte Hizbullah, liderlik kadrosu, toplumsal tabanı, askeri kabiliyetleri ve coğrafi hakimiyeti üzerinde derin etkiler bırakan, ağır ve tarihi darbeler almıştır. Bu gerilemelerin yanı sıra İran, Suriye ve Filistin’i kapsayan daha geniş çaplı bölgesel değişimlerin ortasında, Litani Nehri’nin kuzeyinde silahlı varlığını sürdürme ısrarını korurken, bir yandan da sabır ve yeniden yapılanma stratejisini benimsemiştir. Bununla birlikte Hizbullah, Lübnan Ordusu tarafından gerçekleştirilen silah müsadere işlemleri ve İsrail’in kesintisiz hatta şiddeti artarak devam eden saldırıları altında, söz konusu cephaneliğini nasıl muhafaza etmeyi planladığına dair somut bir yaklaşım ortaya koyamamıştır.

Bu denklemdeki üçüncü aktör, Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından temsil edilen Lübnan devletidir. Hizbullah ve müttefiki Meclis Başkanı Nebih Berri, siyasi sistemin bir parçası olmaya devam etseler de son yirmi yılda ellerinde tuttukları merkezi ağırlığı kaybetmiş görünmektedirler. Mevcut liderlik, Hizbullah’ın da dışlanmadığı daha geniş kapsamlı bir mutabakatın neticesinde ortaya çıkmıştır. Cumhurbaşkanı’nın göreve başlama konuşması bu yeni evreyi yansıtmaktadır: Kapsamı geniş, tonu itibarıyla bir ölçüde idealist ancak devletin silah tekeli ilkesini açıkça yeniden teyit eden bir nitelik taşımaktadır.

Uygulamada, Hizbullah yoğun bir baskı altında bulunduğu gibi, Lübnan devleti de benzer biçimde ciddi baskılarla karşı karşıyadır. Ekonomik açıdan devlet, kronikleşmiş krizi çözüme kavuşturma yolunda henüz kayda değer bir adım atmamış olmakla birlikte, en azından bir bütçe ve mali yasa taslağı sunabilmiştir. Söz konusu girişimler eleştirilere maruz kalsa da yıllardır süregelen kurumsal felcin ardından bazı çevrelerce bir ilerleme belirtisi olarak addedilmiştir. Hükümet, toplumsal baskılara yönelik inovatif çözümler geliştirmek yerine israf ve yolsuzluğu hedef alan yapısal reformları hayata geçirmeksizin, akaryakıt ücretlerini artırmak suretiyle kamu sektörü çalışanları ve askeri personelin maaş ve tazminatlarını yükseltmek gibi kolaycı ve kısa vadeli önlemlere yönelmiştir.

Başbakan Nevvaf Selam özellikle yargısal ihtilaflar ve kökleşmiş nüfuz ağları göz önüne alındığında, taş ocakları ile kamuya ait deniz/nehir kıyısı mülkleri gibi siyasi açıdan hassas dosyalardan kısa vadede gelir elde edilmesinin sınırlarını bizzat kabul etmiştir. Söz konusu dosyalar, Lübnan’ın mali düzeni yeniden tesis edip edemeyeceği, yolsuzluğu azaltıp azaltamayacağı ve silah ile uyuşturucu kaçakçılığı dahil olmak üzere yasa dışı faaliyetlere zemin hazırlayan kayıt dışı ekonomiyi dizginleyip dizginleyemeyeceğine dair göstergeler olarak hem yurt içinde hem de uluslararası mecrada yakından takip edilmektedir.

En çetin dosya, diğer tüm meseleleri gölgede bırakan ve merkezi bir sorun haline gelen güvenlik ve silahsızlanma konusu olmaya devam etmektedir. İsrail, devlet kurumları dışındaki tüm unsurların tamamen silahsızlandırılmasını sağlaması için Lübnan devletine baskı uygulamakta; aksi takdirde saldırılarını yoğunlaştıracağı ve genişleteceği tehdidinde bulunmaktadır. Bu durum, devleti tehlikeli bir ikilemle karşı karşıya bırakmaktadır. Hizbullah’ın veto yetkisi altında iç operasyonların genişletilmesi, Lübnan Ordusu ile Hizbullah arasında bir çatışma riskini doğurabilir ve toplumsal istikrarı bozabilir. Öte yandan, eylemsiz kalınması ise İsrail’in daha geniş çaplı bir gerilimi tırmandırmasına davetiye çıkarabilir.

Bu arka plan karşısında devletin erteleme, zaman kazanma ve özellikle İran dosyasında Hizbullah’ın Lübnan’daki rolünü ve bağlantılarını yeniden şekillendirebilecek nitelikte büyük bir dışsal kırılmayı bekleme yoluyla iç barışı muhafaza etmeye çalıştığı görülmektedir.

Bu çerçevede parlamento seçimleri, savaş sonrası güç dengelerindeki kaymaların ve bu değişimlerin kamuoyu nezdindeki yansımalarının pratik bir testi olarak telakki edilmektedir. Bu durum, iç gerilimin dozunu artıran ek bir unsur haline gelmiştir. Bununla birlikte, Lübnan üzerindeki en etkili dış gücün seçimler neticesinde köklü bir dönüşüm beklememesi nedeniyle, iç güç dengelerindeki değişimleri daha da tahkim etmek amacıyla seçimlerin ertelenmesi yönündeki baskılar artmaktadır. Resmi onay süreci tamamlanıncaya kadar, en muhtemel senaryo olarak bu seçenek öne çıkmaktadır.

Bu durum, çok katmanlı meşruiyet krizleri üretmiştir. Tarihsel süreçte Lübnan devleti, mutlak meşruiyete nadiren sahip olabilmiştir. Otorite, mezhepsel güç paylaşımı yoluyla aktörler arasında paylaştırılmış ve hatta devletin şiddet tekeli ve ulusal savunma gibi asli fonksiyonları bile siyasi uzlaşılar ekseninde şekillenmiştir. Bugün devlet, iki temel görev arasında denge kurma noktasında bir sınava tabi tutulmaktadır: Bir yanda Hizbullah karşısında iç meşruiyetini yeniden tesis etmek, diğer yanda ise Lübnan’ı İsrail saldırılarına karşı korumak.

Ekonomi cephesinde yeni liderlik meşruiyeti yeniden inşa etmeye yardımcı olabilecek geniş kapsamlı reform sloganları yükseltmiş ancak henüz bu hedefler için gerekli temel yapıtaşlarını oluşturamamıştır. Öte yandan, geçmişte ülkenin, Güney Lübnan’ın ve bilhassa kendi toplumsal tabanının koruyuculuğu rolüne dayanan Hizbullah’ın öz meşruiyeti de savaş neticesinde derinden sarsılmıştır. Hizbullah, söz konusu meşruiyeti ihya etmek adına henüz yeni bir çerçeve sunamamış, bunun yerine meşruiyetini toplumsal ve dini temsil, sosyo-ekonomik hizmetler ve silahlı varlığıyla özdeşleşen “direniş doktrini” üzerinden yeniden tanımlama yoluna gitmiştir.

Taif Anlaşması’nın yeniden uygulanması ve Lübnan’daki mezhepsel dengelerin incinmiş durumdaki Şii toplumuna güvence verecek ve silahlara olan bağımlılığı azaltacak şekilde tekrar kalibre edilmesi yoluyla meşruiyetin ihyasına yönelik girişimlerin emareleri görülmektedir. Bu süreç, devletin otoritesini ve kurumsal kontrolünü kademeli olarak yeniden tesis etmesine olanak tanımayı amaçlamaktadır. Ancak bu durum büyük ölçüde teorik bir düzlemde kalmaktadır. Zira İsrail’in geri çekileceğine, Hizbullah’ın bu tür düzenlemeleri kabul edeceğine veya devletin oluşacak herhangi bir yeni denge altında etkin bir ekonomik kontrol kurarak bunu vatandaşlara hizmet ve yolsuzlukla mücadele yolunda kullanabileceğine dair hiçbir garanti bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Avn-Selam liderliğinin başlangıcında devlet meşruiyetinde gözlemlenen artışa rağmen mevcut tıkanıklık ve biriken gerilemeler, yeni filizlenen bu meşruiyeti istikrarlı bir şekilde aşındırmaktadır.

Lübnan kamuoyunda ekonomiye yönelik yaygın bir memnuniyetsizlik ve karamsarlık hakimken askeri-güvenlik meselesi ana ayrışma hattı olma özelliğini korumaktadır. Hizbullah’ın toplumsal tabanı şok, korku ve bir tür atalet hali yaşamakta, devletin koruma sağlama veya Hizbullah’ın geçmişteki güvenlik rolünü ikame etme kabiliyetine karşı sınırlı bir güven duymaktadır. Buna mukabil, Hizbullah’a muhalif toplumsal kesimler mevcut konjonktürü devletin temellerini yeniden inşa etmek için bir fırsat olarak görmekte ve bu sürecin barışçıl ve hızlı bir şekilde ilerlemesini temenni etmektedir.

Söz konusu kırılgan yapı, İsrail ve ABD tarafından İran’a karşı yürütülen, yansımaları birkaç gün içinde Lübnan’a sirayet eden ve yukarıda zikredilen tüm tehditleri harekete geçiren uluslararası savaşın ortasında son gerilimin ardından çökmüştür.

Ateş hattında bütün krizler ivme kazanmıştır. Devlet, Lübnan topraklarında Hizbullah’a ait her türlü askeri veya güvenlik faaliyetini yasaklamak ve silah gücünü kendi otoritesiyle sınırlandırmak yönünde hızlı ve kesin nitelikte bir karar almıştır. Ancak bu kararın fiiliyatta nasıl icra edilebileceği belirsizliğini korumaktadır. Aynı zamanda, iç sivil barışa yönelik tehditler süratle büyürken Lübnan’ın kendi egemenliğini ve vatandaşlarını koruma kapasitesi istikrarlı bir şekilde zayıflamaktadır.

Bu süreç Hizbullah’ın geri adım atmayı reddettiği, İsrail’in ise örgütü imha etme kararlılığını sürdürdüğü ve Lübnan topraklarına açıkça göz diktiği, İsrail lehine işleyen devasa bir güç asimetrisi karşısında cereyan etmektedir. Tüm bu karmaşanın ortasında, kapasitesi oldukça sınırlı olan devlet ciddi bir tuzağa düşmüş; Lübnan’ın coğrafyasını, demografisini, güvenliğini, sınırlarını ve sivil barışını modern tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir riskle karşı karşıya bırakmıştır.

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Platform: Müslüman Dünyanın Gündeminin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Mohamad Fawaz

Mohamad Fawaz

Mohamad Fawaz, Levant, çatışma dinamikleri ve Orta Doğu jeopolitiği üzerine uzmanlaşmış bir uluslararası ilişkiler araştırmacısıdır. İngilizce ve Arapça dillerinde Carnegie Middle East Center ve SETA Vakfı tarafından yayımlanan *Ru’ya* dergisi gibi çeşitli araştırma kurumları için yazılar kaleme almaktadır. Al-Sharq Strategic bünyesinde araştırmacı olarak görev yapmakta ve Al-Sharq Podcast’in editoryal ve araştırma yapımcılığını yürütmektedir. Ayrıca Recode Research Center’da kıdemli araştırmacı olarak Lübnan, Suriye ve bölgedeki daha geniş jeopolitik dönüşümlere ilişkin politika analizleri, siyasi danışmanlık ve stratejik değerlendirmeler yapmaktadır. Mohamad Fawaz, Lebanese American University’den Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.

  • A Possible New Breath in Regional Balances: The Alliance of Türkiye, Pakistan, Egypt, and Saudi Arabia

    Bölgesel Dengelerde Olası Yeni Bir Soluk: Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan İttifakı

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • İsrail’in Doha Saldırısı: Arabuluculuk, Körfez Güvenliği ve Güç Dengeleri

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Gazze’de İnsani Güvenliğin Çöküşü: Sistematik Hedef Alma ve Meşruiyet Krizi

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Güney Asya Ekonomi-Politiği: Çin-Pakistan-Afganistan İlişkileri

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Platform: Müslüman Dünyanın Gündemi 2024

    0 shares
    Share 0 Tweet 0

Platform: Müslüman Dünyanın Gündemi, Müslüman toplumların fikrî, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gündemlerini takip ve tahlil edip Müslüman dünyaya dair güncel ve özgün perspektifler sunmayı amaçlayan bir yayın organı olarak İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı bünyesinde kurulmuştur.

  • SAYILAR
  • ANALİZLER
  • HABERLER
  • SÖYLEŞİLER
  • DÜNYADAN SESLER
  • platform@ilke.org.tr
  • (0216) 310 43 18
  • Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Türbe Kapısı Sk. No: 13 Üsküdar, İstanbul

2025 @ PLATFORM bir İLKE Vakfı kuruluşudur. Tüm hakları saklıdır. 

No Result
View All Result
  • Home
  • Analizler
  • Haberler
  • Söyleşiler
  • Dünyadan Sesler