İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Müslüman dünyayı temsil eden devletler arası bir kuruluştur. 1969’da işgal altındaki Kudüs’te Mescid’i Aksa’nın yakılmasının ardından Rabat’ta gerçekleşen zirvede kurulmuştur. 57 üyesi bulunmaktadır; bu haliyle Birleşmiş Milletler’den (BM) sonra ikinci en büyük devletler arası kuruluştur. Genel merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde bulunmaktadır. Kuruluş amacı, Müslüman dünyanın çıkarlarını savunmak ve İslam’ın kutsal mekanlarını korumak olarak belirlenmiştir.
Bugünkü rolü nedir?
Ümmeti bir araya getiren ve Müslümanların davalarını savunmayı gözeten İİT’nin faaliyetleri aşağıdaki gibidir:
· Müslümanların hayati çıkarlarını korumak
· Ekonomik ve insani iş birliğini sağlamak
· Üye devletleri ilgilendiren çatışma ve anlaşmazlıkların çözümü için BM ve diğer hükümetler arası kuruluşlarla istişareye ve iş birliğine dayalı ilişkiler kurmak
· İslam’ın ve Müslümanların temel değerlerini korumak
· Müslümanlara yönelik ayrımcılığa karşı hareket etmek ve yanlış algıları gidermek
İİT, amacını “Dünyadaki çeşitli halklar arasında uluslararası barış ve uyumu teşvik etme ruhuyla, Müslüman dünyasının çıkarlarını muhafaza etmek ve korumak” olarak belirtmektedir.
Etkili bir örgüt mü?
İİT’nin ne kadar etkili olduğu tartışma konusudur. Bir yandan dünya Müslümanlarının önemli bir kısmını temsil etmesiyle sembolik bir öneme sahipken, öte yandan Filistin konusunda aktif bir şekilde hareket etmemesiyle eleştirilmektedir. Üyeleri arasındaki çıkar çatışmaları kararların alınmasını zorlaştırmaktadır
Kısaca
İİT bugün Müslüman dünyayı temsil eden önemli bir organizasyondur. Kendi üyeleri arasındaki siyasi sorunları aşabildiği ölçüde dünyadaki krizlerin çözülmesinde daha etkili bir rol oynayabilir. Bugün dünyada bölgesel ve küresel birçok kriz yaşanmaktadır. Özellikle Gazze’deki krizin sona erdirilmesinde İİT’nin kendi üyeleri arasında birliği sağlayarak etkin bir rol alması son derece önemlidir.






























