Dünyanın bir ucunda, Hint Okyanusu’nun hırçın sularına nazır bir coğrafyada, sadece mimarisiyle değil, yaşadığı akılalmaz mucizeyle tarih yazan bir yapı yükseliyor: Endonezya’daki Beytürrahman Ulu Camii.
Küllerinden Doğan Bir İslam Mirası
İlk olarak 1612 yılında Açe Sultanlığı döneminde inşa edilen caminin avlusu 16. yüzyılda bölgeye giden Osmanlı askerlerinin Açelilere askeri eğitim vermek için kurduğu bir askeri akademi olarak kullanıldı. İstanbul’dan giden mühendis ve topçular, burada yerel halka sömürgecilere karşı direnmeyi öğretmişlerdi.
Ancak 1873 yılında , Açe Savaşı sırasında bu cami Hollandalı sömürgeciler tarafından yakılarak tamamen yıkıldı.

Halkın bu duruma gösterdiği büyük öfke ve direniş karşısında Hollanda geri adım atmak zorunda kaldı ve barışın bir sembolü olarak camiyi yeniden inşa etmeyi teklif etti. 1879’da Hollandalı bir mimar tarafından Babür, Endülüs ve geleneksel Açe mimarisinin harmanıyla yeniden ayağa kaldırılan cami; ihtişamlı siyah kubbeleri ve bembeyaz duvarlarıyla küllerinden doğdu.

2004 Tsunami Mucizesi
Beytürrahman Ulu Camii’ni dünya tarihine kazıyan asıl olay ise 26 Aralık 2004’te yaşandı. Hint Okyanusu’nda meydana gelen 9.1 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen dev tsunami dalgaları Banda Açe şehrini adeta haritadan sildi. Evler, ağaçlar, beton binalar ve köprüler saniyeler içinde okyanus sularına gömüldü. Şehir tamamen düz bir enkaza dönüşmüşken, dalgaların tam merkezinde yer alan Beytürrahman Ulu Camii, en ufak bir yapısal zarar görmeden dimdik ayakta kaldı. O gün binlerce Açeli camiye sığınarak hayatta kaldı ve bu olay tüm dünya tarafından “Yüzyılın Mucizesi” olarak adlandırıldı.

Bitai Köyü’nde yer alan Selahaddin Mezarlığı sömürgeciliğe karşı can veren Osmanlı askerlerinin ebedi istirahatgahı. 2004 yılındaki büyük tsunami felaketinde şehir adeta bir enkaz haline geldiğinde, mezar taşlarının çoğu sulara kapıldı. Ancak mezarlığın bekçiliğini yapan ve felaket anında hac görevinde olduğu için tsunamiden kurtulan; babasından, dedesinden bu görevi devralmış olan Hacı Abdülaziz döndüğünde Türk Kızılayı ile el ele vererek şehitliği onardı.

Bugün genişletilen avlusu, Medine’deki Mescid-i Nebevî’yi andıran dev otomatik şemsiyeleri ve göz alıcı peyzajıyla cami, Güneydoğu Asya’nın en gözde inanç merkezlerinden biri konumunda. Gece aydınlatmasıyla adeta bir masalı andıran bu yapı, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor.


Savaşların ve doğanın en yıkıcı afetlerinin yıkamadığı Beytürrahman Ulu Camii inancın, sabrın ve sömürgeciliğe karşı direnişin sembolüdür. Yolunuz bir gün Endonezya’ya düşerse, tarihle mucizenin kesiştiği bu beyaz mabedin huzurunu yerinde hissetmelisiniz.































