1909 yılında İstanbul’da doğan Nurettin Topçu, Türk düşünce tarihinin en çilekeş, özgün ve ahlak merkezli filozoflarından biridir. İstanbul Lisesi’ni bitirdikten sonra devlet bursuyla Fransa’ya gitmiş, Bordeaux ve Sorbonne üniversitelerinde felsefe, psikoloji ve sosyoloji eğitimi almıştır. Sorbonne’da hazırladığı “İsyan Ahlakı” (L’Action) başlıklı teziyle felsefe doktorası alan ilk Türk olan Topçu, Fransa’da kalması yönündeki teklifleri reddederek memleketine dönmüş ve ömrünün sonuna kadar liselerde felsefe öğretmenliği yaparak binlerce genç yetiştirmiştir.
Topçu’nun fikir dünyasının omurgasını, insanın kendi benliğindeki tutkulara, zulme, taklitçiliğe ve ahlaki çürümeye karşı başkaldırısını ifade eden “İsyan Ahlakı” ve Anadolu coğrafyasının ruh köklerine dayanan “Anadoluculuk” düşüncesi oluşturur. Ona göre gerçek insan ve mümin, pasif bir kabulleniş içinde olan değil; adalet ve hakikat uğruna haksızlığa karşı ahlaki bir iradeyle direnendir. İslam’ı kuru bir şekilcilik ve mirasçılıktan kurtarıp canlı bir ruh, tasavvufi bir derinlik ve toplumsal bir sorumluluk olarak kavrayan düşünür, uzun yıllar çıkardığı Hareket dergisi etrafında yerli bir tefekkür mektebi kurmuştur. “Yarınki Türkiye”, “İslam ve İnsan” ve “Kültür ve Medeniyet” gibi eserleriyle toplumun manevi ihya ve ahlaki dirilişle ayağa kalkabileceğini savunan Nurettin Topçu, 1975 yılındaki vefatına kadar süren mütevazı ve tavizsiz yaşamıyla fikirlerinin en canlı şahidi olmuştur.




































