1944 yılında Fas’ın El-Cedide şehrinde doğan Taha Abdurrahman, çağdaş İslam düşüncesinin en yetkin mantıkçı, dilbilimci ve ahlak filozoflarından biridir. Yükseköğrenimini Rabat’taki Muhammed V Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Sorbonne Üniversitesi’nde dil mantığı ve felsefesi alanında doktorasını yapmıştır. Akademik hayatını uzun yıllar Rabat’ta sürdüren düşünür, klasik İslam mirası ile modern Batı felsefesini üst düzey bir mantık ve dil analiziyle süzgeçten geçirerek özgün bir tefekkür metodu geliştirmiştir.
Taha Abdurrahman’ın düşünce sisteminin nirengi noktası, felsefe ve modernleşme tartışmalarının merkezine “ahlak” kavramını yerleştirmesidir. Batı tarzı modernleşmeyi tek ve zorunlu bir model olarak görmeyi reddeden filozof, “Ahlaki Modernite” ve “İslami Modernite” kavramlarını kavramsallaştırmıştır. Ona göre ahlaktan yalıtılmış bir akıl veya siyaset, insanlığı yıkıma götürmeye mahkumdur. Bu doğrultuda hem Batı merkezci bilgi vesayetini eleştirmiş hem de Müslüman toplumların taklitçiliğe kaçmadan kendi vahyi ve ahlaki değerleri üzerinde yükselen yeni bir akıl inşa etmesi gerektiğini savunmuştur. “Modernitenin Ruhu”, “Ahlak Sorunsalı” ve “Dini Amelden Doğan Bilgi” gibi başyapıtlarıyla, sadece mevcut durumun eleştirisini yapmamış; usul ve metot seviyesinde canlı bir tecdid (yenilenme) teklifi sunmuştur. Bugün yaşayan en büyük İslam filozoflarından biri kabul edilen Taha Abdurrahman, ahlakı bilginin ve varoluşun merkezine koyan yapıtlarıyla düşünce dünyasında derin izler bırakmaya devam etmektedir.
Konuyla ilgili analiz yazısı için: Taha Abdurrahman: Mutasavvıf Filozof




































