İsmail Raci Faruki, 20. yüzyıl çağdaş İslam düşüncesine ve dinler tarihine damgasını vurmuş, Filistin asıllı Amerikalı önemli bir akademisyen ve filozoftur. 1921 yılında Yafa’da doğan Faruki, Filistin’in İngiliz mandası altında olduğu dönemde bir süre kamu yöneticisi olarak görev yapmıştır. 1948’de İsrail’in kurulması ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesiyle ABD’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Indiana, Harvard ve McGill gibi dünyaca ünlü üniversitelerde felsefe ve İslam araştırmaları üzerine derinleşen Faruki, uzun yıllar Temple Üniversitesi Din Araştırmaları Bölümü’nde profesörlük yapmış ve John Esposito gibi küresel ölçekte tanınan pek çok akademisyenin yetişmesinde rehber bir figür olmuştur.
Faruki’nin İslam düşünce dünyasına yaptığı en radikal ve kalıcı katkı, “Bilginin İslamileştirilmesi” (Islamization of Knowledge) kavramıdır. Modern Batılı bilgi üretim süreçlerinin seküler ve merkeze sadece insanı alan yapısını eleştiren Faruki, Müslüman toplumların zihinsel bağımlılıktan kurtulabilmesi için kendi medeniyet değerlerine, bilhassa “Tevhid” ilkesine dayalı özgün bir bilim anlayışı geliştirmeleri gerektiğini savunmuştur. Bu vizyonu somutlaştırmak ve kurumsallaştırmak amacıyla 1981 yılında Uluslararası İslami Düşünce Enstitüsü’nü (IIIT) kurmuş, Batı metodolojileri ile İslami birikimi sentezleyen derin bir entelektüel yol haritası çizmiştir.
Karşılaştırmalı dinler tarihi ve İslami estetik alanlarında da otorite kabul edilen Faruki, dinler arası diyaloğu yüzeysel bir nezaket gösterisi değil, bilimsel dürüstlük gerektiren bir zemin olarak ele almıştır. Ömrünü Filistin davasına ve İslam dünyasının entelektüel krizlerini çözmeye adayan bu büyük alim, 1986 yılında Pennsylvania’daki evinde eşi Lois Lamya ile birlikte uğradığı trajik bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. Arkasında bıraktığı onlarca eser, yetiştirdiği öğrenciler ve kurduğu kurumlarla Faruki, çağdaş İslam düşüncesinde derin izler bırakmış müstesna bir şahsiyettir.































