Birleşmiş Milletler (BM), sanılanın aksine bağımsız devletlerin üstünde yer alan mutlak bir otorite değildir. Temelde, egemen ülkelerin küresel krizleri çözmek, yeni bir dünya savaşını önlemek ve ortak politikalar üretmek amacıyla bir araya geldiği, tarihin en geniş kapsamlı uluslararası müzakere ve iş birliği platformudur.
Örgütün temelleri II. Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından atılmış, resmen 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuştur. I. Dünya Savaşı sonrası benzer amaçla kurulan ancak II. Dünya Savaşı’nın çıkışını engelleyemeyip dağılan Milletler Cemiyeti’nin eksikleri görülerek; 1945 yılında 51 ülkenin San Francisco Konferansı’nda BM Şartı’nı imzalamasıyla resmen faaliyete geçti. Günümüzde 193 üye ülkesiyle, dünyadaki neredeyse tüm bağımsız devletleri aynı masa etrafında toplar.
Vatikan ve Filistin, BM bünyesinde tam üye olmayan ancak gözlemci statüsüne sahip devletlerdir. Tayvan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Abhazya, Güney Osetya, Transdinyester, Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti (Batı Sahara) ise, BM üyesi olmayıp uluslararası alanda egemenliği tartışmalı veya kısmen tanınan bölgelerdir.
BM’nin 6 ana organı bulunmaktadır. Bunlar; Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC), Uluslararası Adalet Divanı, Sekreterlik, Vesayet Konseyidir. Örgütün yapısını kavramak için öne çıkan organlarına ve sorumluluklarına bakmak gerekir.
Genel Kurul, 193 üyenin tamamının temsil edildiği ve her ülkenin eşit bir oy hakkına sahip olduğu bölümdür. Küresel meseleler, insan hakları ihlalleri, iklim krizi ve kalkınma hedefleri burada tartışılır. Ancak Genel Kurul’da alınan kararlar devletler üzerinde yasal bir zorunluluk doğurmaz; daha çok diplomatik baskı ve tavsiye niteliği taşır. Yine de demokratik bir niteliği olmasından ötürü, özellikle oy çokluğuyla alınan kararlar ahlaki ve siyasi etki taşır.
Güvenlik Konseyi, Teşkilatın bağlayıcı karar alma ve yaptırım uygulama gücüne sahip organıdır. Konsey, 5’i II. Dünya Savaşı’nın galibi sayılan 15 ülkedir (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa). Bu beş ülkeden birinin bile aleyhte oy kullanması (veto hakkı), alınacak herhangi bir kararın düşmesine yol açar. Askeri müdahale kararları, uluslararası ambargolar ve barış gücü görevlendirmeleri bu konseyin onayına bağlıdır.
İnsani Yardım ve Uzmanlık Kuruluşları, BM diplomasisinin ötesinde, teşkilatın günlük hayatta en somut iş üreten ayağıdır. UNICEF (çocuk hakları ve eğitimi), DSÖ / WHO (küresel sağlık ve salgınlar), BMMYK / UNHCR (mülteci krizleri) ve WFP (Dünya Gıda Programı) gibi bağlı ajanslar, çatışma veya felaket bölgelerinde doğrudan sahaya inerek yardım organize eder
Uluslararası Adalet Divanı, Ülkeler arasındaki hukuki sınır, egemenlik ve antlaşma anlaşmazlıklarını uluslararası hukuka göre çözen yargı organıdır.
Kurulduğu günden bu yana BM, bilhassa daimi üyelerin veto yetkisi sebebiyle Ukrayna, Filistin veya Suriye gibi büyük güçlerin veya müttefiklerinin taraf olduğu krizlerde sık sık kilitlenmekle ve pasif kalmakla eleştirilir. Sahada yaptırım gücünün sınırlı olması ve yaptırım gücüne sahip olan Güvenlik Konseyi’nde üye devletlerin siyasi çıkarlarının ön plana çıkması yapının en zayıf karnıdır. Buna rağmen BM, nükleer gerilimlerin sıcak çatışmaya dönüşmesini engelleyen doğrudan iletişim kanallarını açık tutması, küresel salgın ve açlık krizlerini koordine edebilen tek küresel ağ olması bakımından alternatifi bulunmayan bir denge unsuru olmaya devam etmektedir.









































