Güneydoğu Asya’nın en etkileyici şehirlerinden biri olan Putrajaya’da, gölün durgun sularına pembenin zarafetini düşüren anıtsal bir yapı yükseliyor: Putra Camii.
1990’ların ortasında yeni başkentin kalbi olarak tasarlanan bu görkemli eser, adını Malezya’nın ilk başbakanı Tunku Abdul Rahman Putra al-Haj’dan alıyor. İki yıllık titiz bir çalışmanın ardından 1999’da kapılarını açan ve halk arasında “Pembe Camii” olarak anılan yapı, sadece bir ibadethnane değil; Malezya’nın modern vizyonu ile köklü İslami kimliğini buluşturan bir nirengi noktası.

Zamanı Durduran Mimari
Camiye doğru yürürken sizi ilk karşılayan, 21 katlı bir binaya denk gelen 116 metrelik minaresi oluyor. Mimar Dato’ Dr. Nik Mohamed Mahmood imzası taşıyan tasarım; Malay geleneğini Safavi, Mağrip, Memlük ve Arap motifleriyle buluşturan muazzam bir küresel sentez sunuyor.
Aynı anda 15.000 kişinin birlikte saf tutabildiği bu devasa yapının çatısını tam dokuz kubbe süslüyor. Büyüklüğüyle göz dolduran 35 metre yüksekliğindeki ana kubbe, pembe tonlarındaki zarif çiçek desenleriyle gökyüzüne doğru süzülüyor.

Başınızı yukarı kaldırdığınızda gözünüzü kubbe köşelerindeki detaylardan alabilmeniz neredeyse imkansız. Mukarnas adı verilen petek dokulu geometrik oymalar, aralarına yerleştirilmiş minik aynalar sayesinde içeri giren ışığı kırarak mekana masalsı bir ışıltı yayıyor.
Kapılarda ve panellerde kullanılan yerel cengal ağacı oymacılığı, Safavi dönemi İran ustalığına göz kırparken; bodrum katı duvarlarında Fas’taki ünlü Kral II. Hasan Camii’nin izlerini görmek mümkün. Her bir köşe, farklı bir coğrafyanın ruhunu taşıyor.

Caminin kapısız ve son derece ferah girişinden içeri adım attığınız an, şehir karmaşasından uzak derin bir dinginlik sizi karşılıyor. Pürüzsüz mermer zeminler ayağınızın altında buz gibi bir ferahlık hissettirirken, gökyüzündeki bulutları bir ayna gibi yüzeyinde yaşatıyor. Bakımlı yeşil çalılarla çevrili geniş avlu ise göl manzarasını seyretmek için büyüleyici bir kaçış noktası.
Burayı ziyaret etmek için en doğru zaman şüphesiz akşamüstü saatleri. Güneş yavaşça çekilip altın sarısı ışıklar kentin üzerine çöktüğünde, Pembe Camii adeta kabuk değiştiriyor. Pembe kubbeler, gün batımının kızıllığı altında sıcak ve büyüleyici bir ışıltıyla parıldamaya başlıyor.





































