1907 yılında Eğridere’de dünyaya gelen Sabahattin Ali, Türk edebiyatında toplumsal gerçekçilik akımının en güçlü ve özgün temsilcilerinden biridir. Öğretmenlik eğitimi aldıktan sonra devlet bursuyla Almanya’ya gönderilen yazar, dönüşünde Almanca öğretmenliği ve çevirmenlik yaptı. Genç yaşlardan itibaren şiir ve öykü yazmaya başlayan Sabahattin Ali, kalemini sadece estetik bir arayış için değil, insanın ve toplumun derinliklerindeki hakikati gün yüzüne çıkarmak için kullandı.
Eserlerinde insan ruhunun karmaşık labirentlerini, bireyin kendi zaaflarıyla çatışmasını ve toplumsal adaletsizlikleri büyük bir sadelikle ele aldı. Kuyucaklı Yusuf romanıyla Anadolu insanının sosyolojik yapısını ve kasaba bürokrasisini resmederken, İçimizdeki Şeytan eserinde dönemin aydın kesiminde gördüğü iradesizliği ve hakikatten kaçma eğilimini eleştirdi. Küresel çapta bir klasik haline gelen Kürk Mantolu Madonna’da ise yalnızlık, yabancılaşma ve anlaşılamama hissini muazzam bir psikolojik derinlikle işledi. Öykülerinde ve şiirlerinde toplumun ezilen kesimlerini, ajitasyona başvurmadan derin bir empatiyle resmetti.
Fikri ve edebi çizgisinden taviz vermeyen Sabahattin Ali, 1948 yılında yurt dışına geçmeye çalışırken karanlık bir cinayete kurban gitti. Geride bıraktığı romanlar, öyküler ve şarkılara dönen ölümsüz şiirler, onu düşünce ve edebiyat dünyamızın en diri, samimi ve sarsıcı seslerinden biri olarak yaşatmaktadır.




































